MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ...'ın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 22.12.2010 tarihinde kardeşinin eşi davalı ...'a sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu vekili, dava konusu taşınmazın 3/8 hissesini davalı ...'ya değil, 5.3.2010 tarihinde diğer hissedarlarla birlikte dava dışı ...'ya sattıklarını, ...'nın da aynı taşınmazı 22.12.2010 tarihinde ipotekle birlikte davalı ...'ya sattığını, satış bedeliyle banka borçlarının ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... savunma yapmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, dava konusu taşınmazın hisseli olduğu ve diğer paydaşların da kendi hisselerini satma yoluna gittikleri, davalı borçlunun davacının alacağının oluşmasından evvel mevcut borçlarını ödemek amacıyla taşınmazı sattığı, tasarrufun iptalini gerektirir delil sunulmadığı, ayrıca davalılar arasında iptale konu bir akrabalık ilişkisi de bulunmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu davaların amacı 278,279 ve 280.maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmettirmektir. Yasanın 282.maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Bunlardan başka kötüniyet sahibi
3.kişiler aleyhine de iptal davası açılabilir. Bu kişiler arasında yasadan kaynaklanan zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan alacaklı, davasını bu kişilere yöneltmek zorundadır. Somut olayda dava konusu taşınmazın 3/8 hissesi borçlu tarafından 5.3.2010 tarihinde ...'ya satıldığından öncelikle dava dilekçesinin dava dışı ...'ya tebliği ile taraf teşkilinin sağlanması, davacı ile davalı ...'nın bildireceği delillerin toplanması daha sonra borçlu ile ... arasındaki 5.3.2010 tarihli tasarrufun İİK 278, 279, 280.maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığının belirlenmesi, iptale tabi olduğu belirlendiği takdirde ... ile davalı ... arasındaki tasarrufun da yine iptal koşulları yönünden değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken Eksik incele ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle davanın reddi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yerolmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 5.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy