MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 19.2.2013 Salı günü davacı taraftan gelen olmadı. Davalı ... A.Ş vekili ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafa zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacının yaralandığını açıklayıp, 104.170,66 TL iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kabulü ile, 104.170,66 TL iş göremezlik tazminatının (10.000 TL için dava tarihinden, bakiye için ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda BK.nun 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Bu itibarla, öncelikle bu savunma üzerinde durularak, mahkemece taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı, yani olayın özel şartları gözönüne alınarak araştırılmalı, hatır taşıması olduğunun anlaşılması halinde bilirkişi tarafından hesaplanan tazminattan uygun oranda indirim yapıldıktan sonra poliçe limiti dikkate alınarak karar verilmesi gerekir.Davacı trafik kazasından sonra poliste verdiği 23.4.2010 tarihli ifadesinde sürücü ile kendisinin arkadaş olduğunu ve ziyaret için Birecik’e gittiklerini beyan ettiğine göre olayda hatır taşıması bulunduğunun kabulü ile tazminattan BK 43. maddesi uyarınca uygun bir miktar indirim yapılmaması isabetli değildir.
3-Davacının yolcusu olduğu araçla uyuşturucu taşındığı ihbar edilmesi üzerine başlayan polis takibinden kurtulmak isteyen dava dışı sürücünün hız yapması sonucu meydana gelen kazadan sonra yaralanan davacının araçtan çıkarak kaçmaya başlamasının mevcut yaralanmasını artırıcı bir etken olup olmadığı konusunda uzman bilirkişiden de görüş alındıktan sonra BK’nun 44.maddesi gereğince müterafık kusur nedeni ile makul nispette indirim yapılmaması da doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 990.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 19.2.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy