MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Bakırköy 10. icra Müdürlüğü’nün ... Ankara 18. İcra Müdürlüğü’nün 2010/184 sayılı Talimat dosyasında yapılan 27.08.2010 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişi şirkete ait olduğunu, borçlunun sadece davacı şirket bünyesinde sigortalı olarak çalışan bir işçi olduğunu, mahcuzlarla ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, borçlunun üçüncü kişi şirketin unvanını kullanarak birden fazla bono düzenlediğini, bunlarla ilgili ihtiyati haciz kararı da alındığını, borçlunun davacı şirket yetkilisi gibi hareket ettiğini, üçüncü kişinin sunduğu faturaların ticari kayıtlar üzerinden kontrol edilmediğini belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haczin üçüncü kişiye ait iş yerinde yapıldığı, burasının borçlu ile ilgisinin bulunmadığı, haczin İİK’nin 99. maddesine göre yapılmış sayılması gerektiği, ispat yükü altında olan alacaklının borçlunun içinde bulunduğu mali durum nedeni ile farklı şirketler kurarak bunlar üzerinden faaliyetine devam ettiği yönündeki savunmasını kanıtlayamadığı, teknik bilirkişi raporuna göre ise mahcuzların üçüncü kişiye ait olduğunun tespit edildiği“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz, üçüncü kişi şirketin ticaret sicilde kayıtlı faaliyet adresinde yapılmıştır, ancak borçlu burada 2010 yılının 5. ayından itibaren sigortalı olarak çalışmaktadır. Davacı şirket ortağı ... borçlunun eniştesidir.
Somut olayda, İİK’nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir. İspat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan üçüncü kişi, kira sözleşmesi, ticaret sicil kaydı, vergi levhası gibi delillerin yanı sıra bir kısım mahcuz için fatura deliline dayanmaktadır. Hacze konu tv için fatura dahi sunulmamıştır.
Haczedilen giysiler için sunulan fatura ise borcun doğumundan sonra düzenlenmiş olup, ayırt edici hiçbir özellik içermemektedir.
Sunulan delillerin istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olmadığının kabulü ile kanıtlanamayan istihkak iddiasının reddine karar verilmesi gerekirken oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 8.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy