MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Osmaniye 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/2573 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Dörtyol İcra Müdürlüğü’nün 2009/1271 sayılı Talimat dosyasında yapılan 02.12.2009 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişi şirkete aitken aralarında imzalanan sözleşme uyarınca dava ve takip dışı...’ın zilyetliğine bırakılmış lunapark makineleri olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, makinelerin borçlu temsilcisine yediemin olarak bırakıldığını, böylece icra memurlarının da katıldığı danışıklı işlemler ile mahcuzlara el konulmak istendiğini, bununla ilgili suç duyurusunda bulunulduğunu, hacze ilişkin İİK’nun 99. maddesinin uygulanması gerektiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, istihkak iddiasının yasal hak düşürücü süresi içerisinde ileri sürülmediğini, davanın icra takibini geciktirmek için açıldığını, mahcuzların icra takip dosyasında Osmaniye’de yapılan ilk hacze konu olanlarla aynı makineler olduğunu, bununla ilgili istihkak iddiasında bulunulmadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu şirket), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haciz sırasında borçlu şirket temsilcisinin hazır bulunması nedeni
ile İİK’nun 99. maddesinin uygulanması gerektiği yönündeki şikâyetin yerinde olmadığı, ilk olarak 29.07.2008’de Osmaniye’de lunapark sahasına gidilerek borçlu şirket yetkilisi ...’un huzurunda haczedilen makinelerin kendisine yediemin olarak bırakıldığı, muhafaza işlemi için tekrar gidildiğinde makinelerin yerinde bulunamadığı, bunların yediemin tarafından Kahramanmaraş İli’nde satıldığı duyumu üzerine bu kez anılan yere 08.09.2009’da hacze gidildiği, lunaparkın davacı üçüncü kişiye ait olduğunun anlaşılması üzerine işlem yapılmadığı, alacaklı vekilinin isteği üzerine aynı adrese ikinci kez gidildiğinde haciz yapıldığı, buna ilişkin açılmış istihkak davasının bulunmadığı, bu hacze konu makinelerin ilk hacze konu olanların aynısı olduğu yönünde somut bir delillin elde edilemediği, borçlu temsilcisi ...’un aynı zamanda davacı şirketin eski ortağı iken 26.08.2009’da payını devrettiği, bu nedenle diğer ortaklar ile arasında husumet oluştuğu, Dörtyol İlçesi’nde bulunun... ile anlaşarak Kahramanmaraş’taki lunaparkın kira ilişkisi içinde Dörtyol’a getirilmesini, davacı ile olan husumeti karşısında burada haczedilmesini, mahcuzların teminat karşılığında yediemin olarak kendisine teslimini sağladığı, hacze konu eşyaların davacı şirkete ait olduğu“ gerekçesi ile istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasına, şikayet başvurusunun reddine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca ileri sürdüğü istihkak ve dava konusu hacze yönelik İİK’nun 16. maddesi gereğince ileri sürülen “şikâyet” başvurusuna ilişkindir.
Davacı istihkak iddiası ile şikâyet başvurusunu aynı dava dilekçesi içerisinde ileri sürmüştür.
Ne var ki istihkak iddiasının ele alındığı dava teknik anlamda bir davadır. Amacı hacizli eşya ya da hak üzerinde cebri icranın devam edip etmeyeceğini belirlemektir. Üçüncü kişi mülkiyet, rehin vb. haklara dayanarak istihkak iddiasında bulunabilir, buna göre dava da üçüncü kişi ya da alacaklı tarafından açılabilir. Borçlu bu davayı açamaz. İİK’nun 97/11. maddesi gereğince genel hükümler dâhilinde basit yargılama usulüne tabidir. Duruşmalı inceleme yapılması, dava değeri üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının 1/4'ünün başlangıçta peşin olarak alınması gerekir. Dava kabul ile sonuçlandığında nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Bu davalarda genel yetki kura-lının yanı sıra özel yetki kuralı da getirilmiştir. Yargılama sonucunda verilecek karar ise istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılması ya da satış bedelinin ödenmesine ya da istihkak iddiasının reddine ilişkindir.
İİK’nun 99. maddesinin uygulanması isteğine yönelik şikâyet başvurusu ise teknik anlamda bir dava değildir. Amacı ise yasaya aykırı veya olaya uygun olmayan işlemin kaldırılması veya düzeltilmesi ya da yerine getirilmeyen veya sürüncemede bırakılan işlemin yapılmasının sağlanmasıdır. Davacısı borçlu ya da takip alacaklısıdır. Üçüncü kişi takibin dışında yer aldığı için şikâyet başvurusunda bulunamaz. Dosya üzerinden ele alınıp incelenebilir ve maktu karar ve ilam harcına tabidir. Kararla birlikte maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Genel yetki kuralı geçerlidir. İşlemi yapan İcra Müdürlüğü’nün bağlı bulunduğu yer İcra Mahkemesi’nce ele alınıp incelenmesi gerekir. Şikâyet başvurusu sonucunda verilen karar ise hatalı işlemin iptali ya da düzeltilmesine ilişkindir.
Görüldüğü gibi istihkak davası ve şikâyet başvurusu arasında amaç, konu, taraflar, süre, yargılama yöntemi, harç ve vekâlet ücreti gibi birçok konuda önemli farklar vardır ve bir arada ele alınıp incelenerek sonuçlandırılmaları mümkün değildir.
Mahkemece açılan istihkak davasında öncelikle şikâyet başvurusunun ayrılmasına karar verilmesi gerektiği dikkate alınmadan ikisinin birlikte ele alınıp sonuçlandırılması hatalı olmuştur.
2.Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 16.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.