MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 6183 sayılı Yasadan kaynaklanan menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, dava dışı ... Haf. İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti.'nin vergi borcundan ötürü tebliğ edilen haciz bildirisine karşı yasal süresinde itiraz edilememesi sonucu mal ellerinde ve borç zimmetlerinde sayılmış ise de, dava dışı vergi borçlusuna borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece ödeme emrinin kesinleştiği tarihte dava dışı borçlunun davacı şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığından davanın kısmen kabulüne, kötüniyet talebinin ispat edilemediği gerekçesi ile reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, 6183 sayılı Yasanın 79/III. maddesi gereğince haciz bildirisine 7 günlük süresi içerisinde itiraz etmeyen davacının, aynı yasanın 79/IV. maddesi uyarınca 1 yıllık süresi içerisinde açmış olduğu menfi tespit davasında haciz bildirisinin tebliği tarihinde kamu borçlusuna karşı borçlu olmadığının bilirkişi raporu ile belirlenmiş olmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2-6183 sayılı Yasanın 79/III. maddesi uyarınca alacaklı kamu idaresi tarafından kendisine haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü kişi, aynı bentte gösterilen nedenlere dayanarak haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak itiraz edebilir. Aynı maddenin IV. bendine göre de herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açma hakkına sahiptir. Somut uyuşmazlıkta da davacı üçüncü kişiye, alacaklı Vergi Dairesi tarafından gönderilen haciz bildirisi 12.03.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, ancak davacı üçüncü kişi Yasada öngörülen yedi günlük sürede haciz bildirisine karşı itirazlarını bildirmemiş, daha sonra eldeki menfi tespit davasını açmıştır. Şu halde davacı her ne kadar Yasanın öngördüğü yöntem dahilinde kamu borçlusuna karşı borcu olmadığını kanıtlamış ise de, davanın açılmasına kendisi sebep olmuştur. Yasal sürede haciz bildirisine itiraz etmeyerek bu davanın açılmasına neden olması nedeniyle de davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekirken aksi yönde karar oluşturulması doğru olmamıştır.
Nevar ki, anılan hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/II. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının dördüncü bendinde yer alan "davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına" cümlesi, hüküm fıkrasının beşinci bendinde yer alan "davacı tarafından yatırılan 2.197,30 TL harcın karar kesinleşmesi ve istek halinde davacıya iade edilmesine" cümlesi, hüküm fıkrasının altıncı bendinde yer alan “Davacı tarafından sarf olunan 13,50 TL tebligat, 220,00 TL bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 233,50 TL yargılama giderinin, davanın kabul red oranı dikkate alınarak takdiren 116,75 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine” cümlesi ile hüküm fıkrasının yedinci bendinde yer alan “Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 13465,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine” cümlesinin karardan tümüyle çıkartılarak
yerine geçmek üzere “Dava açılmasına davacı yanca sebebiyet verildiğinden yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına ve lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,” alınması gerekli 9.667,94 TL nisbi karar ve ilam harcından 2.197,30 TL dava dilekçesinden peşin alındığından bakiye 7.470,64 TL nisbi karar ve ilam harcının davacıdan tahsiline" cümlelerinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.