MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalıların sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu hasarlandığını, araçtaki hasarın mahkeme aracılığı ile tespit edildiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu iddia ederek araçtaki hasar bedeli 13.560,21 TL, değer kaybı 2.000 TL ve araç mahrumiyet bedeli 1.000 TL olmak üzere toplam 16.560,21 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin tam kusurlu olduğu iddiasına itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, ... tarafından kesin olarak kusur tespiti yapıldığını, buna göre davacının tamamen kusurlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, 11.962,50 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... şirketinin 9.900 TL'lik kısmından 19/09/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp
değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranlarının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekilince temerrüt faizi olarak ticari faiz istenilmiş, ancak mahkemece yasal faize hükmedilmiştir. Oysa zarara neden olan davalı taraf aracı, pick-up niteliğinde ticari araç olduğundan davada temerrüt faizi olarak ticari faize hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 1. bendindeki “yasal” ibaresinin hükümden çıkarılmasına, yerine “ticari” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 355,27 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına 24/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.