MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Kadıköy 5. İcra Müdürlüğü’nün 2009/2002 sayılı Takip dosyasında trafik kaydına 29.06.2009’da haciz konulan ... plaka sayılı aracın noterde yapılan satış sözleşmesi ile 30.05.2008’de davacı tarafından satın alındığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu aracın borçlu adına kayıtlı olması nedeni ile haciz konulduğunu, istihkak iddiasının yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu aracın haciz tarihinden önce noterde yapılan sözleşme ile üçüncü kişi tarafından satın alındığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava konusu araç kaydının takip borçlusuna ait olması nedeni ile haczin konulmasını isteyen alacaklı tarafın kötü niyetinden bahsedilemeyeceği için İİK’nin 97/15. maddesi kapsamında tazminata hükmedilebilmesi için aranan yasal koşullar gerçekleşmediğinden, davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İstihkak davası kabul ile sonuçlandığına göre nispi karar ve ilam harcının davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması hatalı olmuştur.
Diğer yandan istihkak iddiasından icra dosyasına yapılan başvuru ile haberdar olan alacaklı tarafın haczin kaldırılması yönünde bir girişimi ya da davayı kabul beyanı bulunmamaktadır. 1086 sayılı HMK’nin 94/2. (6100 sayılı HMK’nin 312/2.) maddesinin uygulanma koşulları gerçekleşmemiştir.
Öyleyse yargılama giderleri ile (alacak miktarından daha az olan hacizli aracın değeri üzerinden hesaplanacak) nispi karar ve ilam harcı ile nispi vekâlet ücretinin davanın açılmasına neden olan alacaklı tarafa yükletilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Ne var ki yapılan bu yanlışlıkların düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nin 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ : Davacı üçüncü kişi vekilinin, yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 3.bendindeki “,,,davacıdan…” ibaresinin çıkartılarak yerine: “…davalı alacaklıdan…” ibaresinin yazılmasına; 4. bendindeki “sebebiyet ilkesi gereğince yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına” ibaresinin çıkartılarak yerine; “Davacı tarafından dosyaya yapılan peşin harç dâhil toplam 325,20.-TL yargılama gideri ile davacı vekili yararına aracın değeri olan 17.700,00.-TL üzerinden karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 2.124,00.-TL nispi vekalet ücretinin davalı alacaklıdan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 16.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.