MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı ...’ün müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait 5438 ada 3 sayılı parsel üzerindeki 15 adet bağımsız bölümü diğer davalıya sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davalıların kayınpeder damat olması nedeniyle dava konusu 5438 ada 3 sayılı parsel üzerindeki 41nolu bağımsız bölüm yönünden davacının davasının kabulüne ve Isparta 2.İcra Müdürlüğünün 2008/6753 nolu dosyasındaki takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davalı ... ile davalı ... arasındaki ...,... Yolu üstü mevkii 31 ... pafta, ... ada 3 parselde kayıtlı arsa üzerindeki 41 nolu bağımsız bölümün 17/01/2008 tarihinde yapılan satış işleminin (temlikin ) iptali ile davacıya bu taşınmazda haciz ve satış yetkisi verilmesine, bu taşınmazın satışı sonucu dosyadaki alacağın karşılanmaması durumunda kalan kesiminin davalı ...'dan tahsiline, 5438 ada 3 parselde kayıtlı arsa üzerindeki 6, 9, 14, 15, 21, 22, 23, ...,... nolu bağımsız bölümlerin satış işleminin (temliki) iptaline ilişkin davacının davasının bu taşınmazların elden çıkarılması nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalıların kayınpeder ve damat olmasına göre aralarındaki tasarrufun iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik olmamasına göre davalılar vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2)İİK.nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali davası sonucu tasarrufun iptaline karar verilmiş ise o mal veya hak üzerinde davacı tarafa alacağını tahsil için cebri icra yapma yetkisi verilmekle yetinilir. Dava konusu mal veya hak borçlu ile işlemde bulunan üçüncü kişi konumundaki davalının elinden çıkması halinde malı elinde bulunduran 4. kişi konumundaki kişinin kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması durumunda 3. Kişi konumundaki davalı tasarrufa konu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında ve alacaklı davacının alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilir. Somut olayda dava konusu 5438 ada 3 sayılı parsel üzerindeki 41 nolu bağımsız bölüm borçlu davalı ... tarafından kayınpederi olan davalı ...’a satılmış, mahkemece yapılan bu tasarrufun iptaline karar verilmiş, bunun yanında davalı ... tazminatla da sorumlu tutulmuştur. Bu nedenle hem dava konusu 5438 ada 3 sayılı parsel üzerindeki 41nolu bağımsız bölüm yönünden davacının davasının kabulüne ve yapılan tasarrufun iptali ile icra dosyasındaki takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davacıya haciz ve satış yetkisi verilmesine hem de bu taşınmazın satışı sonucu dosyadaki alacağın karşılanmaması durumunda kalan kesiminin davalı ...'dan tahsiline şeklinde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 14.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.