MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Mersin 4.İcra Müdürlüğünün 2010/3851 sayılı takip dosyasından haczedilen ...,... plakalı araçları davacının noterden satın aldığını borçlu ile bir ilgisinin olmadığını belirterek İİK'nin 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili,davanın süresinde açılmadığını ve satışın mal kaçırma amacı ile yapıldığından haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, dava konusu araçların trafik kaydı üzerine noter satışından sonra haciz konulduğundan bahisle davanın kabulüne karar verimiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, mülkiyeti kendisine ait araçlar üzerine konulan haczin kaldırılmasını istemiştir. Bu yönüyle uyuşmazlık İİK’nin 96 ve onu izliyen maddelerine dayalı 3.kişinin istihkak davasına ilişkindir.
Davacı, yokluğunda haczedilen araçlarla ilgili istihkak iddiasını icra müdürlüğüne verdiği 26.03.2010 tarihli dilekçe ile ileri sürmüştür. İcra Müdürlüğünce İİK’nin 96/2.maddesi
uyarınca düzenlenen, 3.kişinin istihkak iddiasına karşı itirazı varsa 3 gün içinde bildirmesi uyarısını içeren örnek 60 nolu (istihkak iddiasının bildirilmesine dair varaka) davalı alacaklı vekiline 14.04.2010 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına karşın davalı 3 günlük yasa süre içinde itirazda bulunmadığından “istihkak" iddiasını kabul etmiş sayılır (İİK.Mad.96/2 ikinci cümle). İstihkak iddia edenin dava açması, 3 günlük hakdüşürücü sürenin geçirilmiş olmasıyla doğan sonuçları ortadan kaldırmaz. 3.kişinin istihkak iddiası alacaklı tarafından kabul edilmiş sayıldığından davacının dava açmakta hukuki yararı yoktur. Bu durumda, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı alacaklı yararına Avukatlık Asgari Ücret tarifesi 7 .maddesi gereği maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya iadesine 14.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.