MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Bakırköy 8.İcra Müdürlüğünün 2010/29572 sayılı takip dosyasından, davacıya ait malların 15.02.2011 tarihinde haczedildiğni, davacı şirketin 2000 yılında kurulduğunu ve 2007 yılına kadar haciz adresinde faaliyette iken 2007 yılı Kasım ayında faaliyetine son vererek 01.11.2007 tarihinde tüm makine ve teczizatı borçluya kiraya verdiğini malların mülkiyetinin borçlu ile bir ilgisinin olmadığını, belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, ödeme emrinin borçlunun ticaret sicilde belirtilen haciz adresine tebliğ edildiğini, borçlu ile davacı 3.kişinin aynı adreste faaliyette bulunduğunu, davacı iddiasını ispata elverişli belge sunmadığından haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu vekili, kiracı olarak bulunulan adresteki tüm makinelerin ve bulunduğu yerin davacı şirkete ait olduğunu aylık 38.000,00TL kira ödendiğini, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, İİK'nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu yararına olduğu, karine aksinin davacı tarafından ispatlanmadığı, kiralama ve kira ödemelerine ilişkin belge sunulmadığı, vergi yoklama fişinde kiralanan makineler arasında hacizli kenar dikme makinesinin bulunmadığı ve 13.12.2004 tarihli faturanın hacizli mala uygun olmadığı anlaşılıdğından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz 15.02.2011 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmıştır. Ticaret sicil kayıtlarından borçlu ve davacı firmanın adresi haciz adresi olarak görülmekte her iki firma ortakları arasında organik bağ olmadığı anlaşılmaktadır.Haciz sırasında mahalle gelen davacı 3.kişi şirket yetkilisi borçlunun kiracı olduğu ve adreste iki firmanın faaliyette bulunduğunu belirtmiştir.Bu durumda İİK'nun 97/a maddesi 2.cümlesi gereğince borçlu ile 3.kişi malı birlikte elde bulundurmaları halinde mal borçlu elinde sayılır ve mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır.Karine aksinin davacı 3.kişi tarafından hertürlü delille ispatlanması olanaklıdır.
Davacı 3.kişi dava konusu makineyi içinde bulunduğu fabrika ile birlikte borçluya kiraya verdiğini, mülkiyetin kendisine ait olduğunu ileri sürmektedir.
Yapılacak iş, davacının ve borçlunun tacir olup ticari defter tutmakla yükümlu olduklarından konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile bu kiralama ilişkisinin yani davacının kira bedeli aldığı ve borçlunun ise kira bedeli ödediği ilişkin bilgilerin ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı,davacı tarafından İş Bankasına verilen rehin kapsamında dava konusu makinenin olup olmadığı ve faturanın hacizli mala uygunluğu konsunda alınan billirkişi raporuna davacı itirazı dikkate alınarak yeniden araştırılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 14.05.2013 günü oybirliğiyle karar verilmiştir.