MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, Bursa 20.İcra Müdürlüğünün 2011/268 sayılı takip dosyasından, borçlu şirkete ait işyerinde 03.06.2011 tarihinde yapılan haciz sırasında 3.kişi şirket lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu belirterek İİK'nin 99.maddesine dayalı olarak 3.kişinin istihkak iddiasının reddi ile açılan davanın kabulüne karar verilmesi istemiştir.
Davalı 3.kişi vekili, haciz adresinin ve hacizli makinelerin 3.kişiye ait olduğunu borçlu ile bir ilgisinin bulunmadığını, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlular, duruşmaya katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, dava konusu 03.06.2011 tarihli haciz sırasında hazır bulunan ...'nin kendi lehine istihkak iddiasında bulunduğu ve alcaklıya İİK'nin 99.maddesi gereğince dava açmak üzere verildiği, davanın anılan şahıs aleyhine açılması gerekirken 3.kişi şirket aleyhine açıldığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nin 99.maddesine dayalı olarak açılan alacaklının 3.kişinin istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir.
Bu tür davalarda,istihkak iddiasında bulunan 3.kişinin davalı olarak gösterilmesi zorunludur. Dava konusu 03.06.2011 tarihli haciz sırasında hazır bulunan... davalı 3.kişi olarak gösterilen ... Sanayi A.Ş. müdürü tarafından vekil tayin edilmiş bir kişi olup haciz sırasında hacizli malların kendisine ait olduğunu belirtmiş ve mahalde davalı 3.kişiye ait tabela görülmüştür. 06.06.2011 tarihinde ise İcra Müdürü, haciz sırasında borçlunun hazır olmadığı ...'nin hazır olduğu ve hacizli malların borçlu ile ilgisi olmadığını kendisine ait olduğunu belirterek istihkak iddiasında bulunduğu ve adresin ... Sanayi AŞ ait olduğunu beyan ettiğinden alacaklıya İİK'nin 99.maddesi gereğince dava açmak üzere 7 günlük süre vermiştir. Bu haliyle davacı alacaklının hacizli mallar üzerinde istihkak iddiasında bulunan kişide yanılgıya düşülmesine neden olunmuştur.
Davalı 3.kişi şirket ise, yargılama sırasında hacizli malların kendisine ait olduğunu belirtmiştir.
Davanın anılan bu şirket aleyhine açılması, istihkak iddiasında bulunulan kişi ile ilgili duraksamadan kaynaklanmaktadır.
Bu durumda, ...'nin haciz sırasındaki istihkak iddiasını kendisi lehinemi yoksa 3.kişi şirket lehine mi yaptığı açıklattırılarak, 3.kişi şirket lehine yapılmış ise yargılamaya bu hali ile devam edilmeli, aksi durumda yani kendi lehine istihkak iddiasında bulunduğu belirtilirse, davacı alacaklının ... yerine vekili olduğu şirket aleyhine dava açması maddi yanılgıya dayalı olduğunun kabulü ile HMUK’nin 80.maddesi gereğince bu hatanın yargılamanın her aşamasında düzeltilmesi mümkün olduğundan, anılan şahsa davanın yöneltilmesi ve böylece taraf oluşumunun sağlanarak ve deliler toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 7.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy