MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkillerinin desteğinin hayatını kaybettiğini ileri sürerek toplam toplam 16.010,64 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne 12.007,98 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 25.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi maddi tazminattan sorumlu olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar ..., ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar ..., ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. BK'nin 47.maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önüne tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarının adalete uygun olması gerekir. Manevi tazminat ile mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılan-
ması amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmayı ve duyulan acının dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu vardır. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Dava konusu somut olayın özellikleri tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın oluş biçimi, özellikle tarafların kusur oranları gibi tüm etkenler değerlendirildiğinde takdir edilen manevi tazminat miktarı adalete uygun düşmemiştir. Bu itibarla, daha uygun bir düzeyde bir tazminat miktarına hükmedilmesi için kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ..., ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ..., ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar ...,... 'ye geri verilmesine 11.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.