MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların sürücüsü ve trafik sigorta şirketi oldukları aracın, 31.10.2008 tarihinde müvekkillerinin oğlu ...’ın kullandığı motosiklete çarpması sonucunda, desteğin yaşamını yitirdiğini belirterek toplam 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuştur. Davacılar vekili tarafından 07.12.2010 tarihli ıslah dilekçesi verilerek yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat istemi artırılmış ve sonuçta 15.322,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
Davalı ... şirketi vekili ise, müvekkili tarafından, davacılara, davanın açılmasından önce 26.03.2009 tarihinde toplam 24.073,16 TL tazminat ödendiğini, davacıların tüm zararlarının karşılandığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı da, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; “…davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulü ile davacı ... için toplam 6.088,23 TL maddi tazminatın, diğer davacı ... için toplam 9.234,07 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile her bir davacı için 3.500,00 er TL manevi tazminatın davalı ...’den tahsiline, davalı ... şirketi yönünden manevi tazminat isteminin reddine…” karar verilmiştir. Karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, ceza yargılaması sırasında alınan ve kesinleşen bilirkişi raporundaki kusur dağılımının oluşa uygun olması sebebiyle benimsenmesinde ve ayrıca manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalılar vekilinin, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
HUMK.nun 275 (HMK.md.266) ve devamı maddelerine göre çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda ihtisas sahibi kimselerin dinlenmesi ve rapor alınması gerekir. Somut olayda, destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması için mali müşavir bilirkişiden rapor alınmıtır. Aktüer hesabı, teknik ve özel bilgiyi gerektiren konulardandır. Buna göre, mahkemece, destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması amacıyla konusunda uzman aktüer bilirkişi veya bilirkişi heyetinden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, konusunda uzman olmayan bilirkişi tarafından verilen yetersiz rapora dayanarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Öte yandan; mahkemece, hükme esas alınan ve mali müşavir tarafından tanzim edilen 11.11.2010 tarihli bilirkişi raporunda, davalı ... şirketi tarafından davacılara ödenen
24.073,16 TL destekten yoksun kalma tazminatı, güncelleme yapılmadan hesaplanan tazminattan mahsup edilmiştir.
Sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeyi destekten yoksun kalma tazminatı hesabı yapılmadan önce alan davacılar, hesap tarihine kadar geçen süre nedeni ile aldıkları paranın yasal faizi kadar kazanım elde etmişlerdir. Destekten yoksun kalma tazminatı bu hesaplamanın yapıldığı gündeki verilere göre hesaplanmalıdır.
Bu durumda, öncelikle ödemenin yapıldığı tarih itibariyle zarar tesbit edilip, ödemenin, KTK.nun 111/2 maddesi gereği yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi, yeterli olmadığının anlaşılması halinde zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davacılara yapılan sigorta ödemesinin, ödeme günü ile destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizi de hesaplanarak, ödeme tutarı ile birlikte, hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından indirilmesi gerekir. Yerel mahkemece, açıklanan yönler gözetilerek bu konuda uzman bilirkişiden rapor alınması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda,(1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 16.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.