MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ... Petrol A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... Petrol Ürünleri Otomotiv ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek borçlu şirketin iptale konu tasarruf olan taşınmazı davalı ...’ya satışına ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Petrol Ürünleri Otomotiv ve Tic. Ltd. Şti.'ne ve ...'ya usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından aciz belgesinin ibraz edilmediği ve aciz belgesinin dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... Petrol A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İcra ve İflas Kanununun 277 ve devamını izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek
olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan bir davadır.
Somut olayda davacı tarafından aciz belgesinin ibraz edilmediği ve aciz belgesinin dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın reddi yönünde hüküm kurulmuş ise de, öncelikle takip dosyasındaki haciz tutanakları gözönüne alındığında İİK'nın 105. maddesi anlamında geçici aciz vesikası niteliğinde haciz tutanağının varlığı anlaşılmaktadır. Ne var ki davaya konu edilen taşınmaz üzerinde karar tarihi itibariyle 1. sırada davacının ipoteğinin bulunduğuna göre bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Zira tasarrufun iptali davasının sonunda davacının davası haklı bulunduğu takdirde davacıya cebri tahsil imkânı verilecek olup mevcut durum itibariyle de davacının taşınmaz üzerinde cebri tahsil imkanı vardır. Bu bakımdan davacının iptal davası açmakta hukuki yararının bulunmaması dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğru olması nedeniyle hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 2,75 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 5.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.