MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin oğulları ve kardeşleri olan ...'ya, davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu ...'nın vefat ettiğini ve davacı anne babanın murislerinin desteğinden mahrum kaldıklarını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacı anne ... için 1.000 TL, davacı baba ... için 1.000 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, davacı ... ve ... için ayrı ayrı 20.000 TL, davacı ... için 7.000 TL, davacılar ...,... için ayrı ayrı 5.000 TL olmak üzere toplam 57.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 17.06.2011 havale tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini davacı ... için 6.937,64 TL'ye, davacı ... için 12.428,97 TL'ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde, aracı diğer davalı ...'a haricen sattığını, araçla bir ilişkisinin kalmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde, olayda kusurunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davacı ... için 6.937,64 TL, davacı ... için 12.428,97 TL maddi tazminatın, dava dilekçesiyle talep edilen miktar davalılar ... ve ... yönünden olay tarihinden, diğer davalı ... şirketi yönünden 10.04.2010 temerrüt tarihinden, ıslahla artırılan kısımsa ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 10.000 TL, davacı ... için 10.000 TL, davacılar ...,...,... için ayrı ayrı 4.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarının adalete uygun olması gerekir. Tazminatın amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmaktır. Somut olayda, tarafların kusur oranı, ölen çocuğun yaşı, eğitim durumu, kaza tarihi ve ölüm olayı nedeniyle duyulan acı gibi nedenler dikkate alındığında, davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarı, duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde olmayıp, makül ölçüde manevi tazminat takdiri gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması isabetli değildir.
3-Davaya neden olan olay bir haksız fiil olup , haksız fiil sorumluları olan davalılar ... ve ... sorumlu oldukları tüm tazminat miktarı yönünden 04.01.2010 haksız fiil tarihinde, diğer davalı ... şirketi ise 10.04.2010 tarihinde temerrüde düşmüşlerdir. Hal böyle iken; mahkemece hükmedilen tüm tazminata davalıların temerrüde düştükleri tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde tazminatı dava dilekçesi ile talep edilen kısım ve ıslahla artırılan kısım olarak ikiye bölerek farklı faiz başlangıç tarihlerinin belirlenmesi doğru olmamıştır.
4-Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalılar ... ve ...'dan manevi tazminat talebinde bulunurken, hükmedilecek tazminata kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini de talep etmişlerdir. Buna rağmen, mahkemece davacılar yararına manevi tazminata hükmedilirken faize hükmedilmemiş, davacı tarafın istemi karşılıksız bırakılmıştır. Anılan husus doğru bulunmamış, yukarıda sayılan hususlarla birlikte bozma sebebi yapılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin Alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 5.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy