MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı Banka vekili, davalı borçlu ...,... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlu ...’in kendisine ait taşınmazın 1/2 hissesini davalılar ...,...’a eşit hisselerle satışına ve davalı ...’in taşınmazını davalı ...’e onun da davalı ...’ya satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunmadığı ve davalı alıcıların da borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olmadıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, alıcıları tarafından resmi belgeler ile yapılmış ödemelerin de satış bedellerine eklenmesinin yerleşmiş Dairemiz uygulaması olmasına, bedel farkının bu durumda oluşmamasına, borçlular ile diğer davalılar arasında akrabalık, arkadaşlık, ticari ilişki gibi borçlunun mal kaçırma kastını 3. kişilerin bildiği ya da bilebilecek durumda olduklarını gösterir bir yakınlığın da ispat edilememesine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 19.05.2005 gün ve 5411 Sayılı Bankacılık Kanununun 140.maddesi gereğince davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına 25/03/2013 tarihinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.