MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Bakırköy 5.İcra Müdürlüğünün 2009/22344 sayılı takip dosyasından, borçlu ... Kağıtçılık Ltd.Şti ile yapılan kredi sözleşmesi ve Mevduat ve Menkul Kıymet Rehin Sözleşmesi ile bankalarına rehin ve hapis hakkı bulunan borçulya ait hesapta bulunan 146.345,00TL nin davalı alacaklı tarafından İİK'nun 89/1 ihbarnamesi ile haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacının rehin iddiasının istihkak iddiası değil itiraz niteliğinde olduğunu davacının talebinin Bakırköy 2.İcra Mankemesinin 2010/1570 Esas 2010/1667 Karar sayılı dosyasından red edildiğinden haksız açılan davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece, Bakırköy 2.İcra Mankemesinin 2010/1570 Esas 2010/1667 Karar sayılı dosyasında aynı konuda dava açıldığı ve kesinleştiğinden davanın kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar vermiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı 3.kişinin İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan istihkak iddasına ilişkindir.
1.Davacı 3.kişi vekili 13.08.2010 tarihinde verdiği dilekçe ile istihkak iddiasında bulunmuştur. İcra Müdürlüğünce, İİK’nun 96/2.maddesi uyarınca düzenlenen, 3.kişinin istihkak iddiasına karşı itirazı varsa 3 gün içinde
bildirmesi uyarısını içeren örnek 60 nolu (istihkak iddiasının bildirilmesine dair varaka) davalı alacaklı vekiline 19.08.2010 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına karşın davalı 3 günlük yasa süre içinde itirazda bulunmadığından “istihkak iddiasını kabul etmiş sayılır. (İİK.Mad.96/2 ikinci cümle) İcra müdürlüğünce mahcuz üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesi yerine yasaya aykırı olarak 24.02.2011 tarihinde İİK’nun 97/1.maddesindeki prosedürün işletilmesi ve sonucunda icra mahkemesince de bu hususun gözden kaçırılarak takibin devamına ve istihkak iddia edenin 7 gün içinde dava açması için süre verilmesi sonucu dava açılması, 3 günlük hakdüşürücü sürenin geçirilmiş olmasıyla doğan sonuçları ortadan kaldırmaz. 3.kişinin istihkak iddiası alacaklı tarafından kabul edilmiş sayıldığından davacının dava açmakta hukuki yararı yoktur.
Öte yandan, davacının istihkak iddiası üzerine alacaklının 3 gün içinde itiraz etmediğinden davacı 3.kişi 04.10.2010 tarihinde icra müdürlüğünden haczin kaldırılmasını istemiş, icra müdürü 05.10.2010 tarihinde haczin kaldırılması talebini red etmiştir. Davacı 3.kişi icra müdürünün anılan bu kararına karşı şikayet yoluna gitmiştir. Bakırköy 2.İcra Mankemesinin 2010/1570 Esas 2010/1667 Karar sayılı dosyasında talebin reddine karar verilmiş ve Yargıtay 12.Hukuk Dairesince kararın kesin olduğundan temyiz isteminin reddine karar verilerek karar kesinleşmiştir.
Mahkemece kesin hüküm olarak nitelendirilen bu kararın dava konusu ile bir ilgisi bulunmadığından kesin hüküm olarak nitelendirilerek davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Tüm bu maddi ve hukuki olgular dikkate olınarak davanın hukuki yarar yokluğundan reddi ile davalı alacaklı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken,dava konusu ile ilgisi olmayan şikayete ilişkin karar kesin hüküm olarak değerlendirilerek hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 21.05.2013 tarihinde karar verilmiştir.