MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ...'ın sürücüsü, diğer davalı ... şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 1.000 TL maddi tazminatın davalılardan, 5.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal Faiziyle birlikte davalı ...'tan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 07.07.2011 havale tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat taleplerini 1.590,78 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin geçici iş göremezlik taleplerinden sorumlu olmadığını, ayrıca davadan önce de temerrüde düşmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, kazada asıl kusurlu olan yanın davacı olduğunu, talep edilen tazminatların fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 1.509,78 TL'nin davalı ...'tan 02.07.2008 olay tarihinden, davalı
sigorta şirketinden 02.01.2009 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 600 TL manevi tazminatın davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik zararı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekilince, 5.000 TL manevi tazminat isteminde bulunulmuş olup, mahkemece manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 600 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarının adalete uygun olması gerekir. Tazminatın amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmaktır. Somut olayda, tarafların kusur oranı, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, duyulan acı ve kaza tarihi gibi nedenler dikkate alındığında, davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarı, duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde olmayıp, makül ölçüde manevi tazminat takdiri gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması isabetli değildir.
3-Davacı vekilince manevi tazminata kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesi talep edilmiş, mahkemece hükmedilen manevi tazminat yönünden faiz hükmüne yer verilmemiştir. Davalı ..., kaza nedeniyle oluşan zararın tümü yönünden, haksız fiil sorumlusu olması nedeniyle kaza tarihi itibariyle temerrüde düşer. Bu durumda, hükmedilen manevi tazminata kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 257,19 TL kalan harcın temyiz eden davalı ...'tan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy