MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ...'nın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla üzerinde apart otel bulunan taşınmazını 9.3.2009 tarihinde davalı ...'ye sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı borçlu ... vekili, takip konusu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davacıyı tanımadıkları gibi herhangi bir ticari ilişkileri bulunmadığını, senedin sahte imza ile kardeşi tarafından verilmiş olabileceğini bu konuda hazırlık soruşturması ile menfi tespit davası devam ettiğinden sonuçlarının beklenmesi gerektiğini, takip konusu alacağın gerçek bir alacak olmadığını, dava konusu taşınmazı gerçek bedelle sattıklarını belirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, davalı borçlu hakkındaki takibin 30.3.2009 tarihinde durdurulduğundan dava koşullarının oluşmadığını dava konusu taşınmazı internetteki satış ilanından öğrenerek rayiç değerden aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, davanın dayanağını oluşturan alacağın kaynağı Ankara 19 İcra Müdürlüğünün 2008/13495 sayılı takip dosyasına konu edilen bonodan dolayı davalı ...'nın davacı ...'ye borçlu olmadığı dolayısıyla İİK 277.maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmediği özellikle kesinleşen
Ankara 15.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/56 Esas 2011/5 Karar sayılı menfi tespit hükmü ile ortaya çıktığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gererğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda dava, dava şartı yokluğu nedeniyle reddedildiğinden kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına AAÜT'nin 7.maddesi gereğince maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nin geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nin 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 4.bendindeki “35.831,33 TL nispi” ibaresinin çıkarılarak yerine “1.200,00 TL maktu “ibaresinin yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy