MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların sürücüsü ve maliki oldukları, trafik sigortası bulunmayan aracın sebebiyet verdiği kazada yaralanarak malul kalan ...'e müvekkili tarafından 07.12.2007 tarihinde 45.556 TL tazminat ödemesi yaptığını ileri sürerek ödenen tazminatın ödeme tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, kazanın oluşumunda müvekkiline atfedilebilecek bir kusurunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ve vekili açılan davaya karşı beyanda bulunmamışlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 22.123,04 TL tazminat alacağının 07.12.2007 ödeme tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı ... vekili ve davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ... vekili dosyaya vekaletnamesini sunmuş, 20.10.2011 tarihli celseye katılmış olmakla, davalı yararına reddedilen miktar yönünden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi, ayrıca davalılar hakkındaki red sebebi aynı olmakla davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde her bir davalı yönünden ayrı ayrı ve davalı ... yönünden dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün 6. bendinde yer alan "Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince reddolunan dava değeri üzerinden belirlenen 2811 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine, Davalı ... her ne kadar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ise de, vekilin hiçbir duruşmaya katılmaması, vekaletname ve vekilliğe ilişkin talep dışında dosyada bir işlem yapmaması nedeniyle AAÜT gereğince belirlenen dilekçe yazım ücreti olan 220 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine," cümlesinin hükümden çıkarılarak yerine "Davalılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince reddolunan dava değeri üzerinden belirlenen 2811 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, " cümlesinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 16.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.