MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, plakası belirlenemeyen aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkillerinin desteğinin hayatını kaybettiğini ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile davacı ... için 17.006,58 TL, davacı ... için 8.858,67 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve 100, 00 TL cenaze ve defin giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, davacı ... için 17.006,58 TL, davacı ... için 8.858,67 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve 100,00 TL cenaze ve defin giderinin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze, defin giderleri istemine ilişkindir. Davalı ... davacılara ödeme yapılarak ibra edildiğini savunmaktadır. KTK'nun 111. maddesi uyarınca tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa’nın bu hükmünden yarar-
lanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Bu düzenlemeye göre açılan dava süresinde olup mahkemece yapılacak iş, ilk önce ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının belirlenmesidir. Bunun için ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılarak, ödemenin yeterli bulunması halinde ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekir. Şayet ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı ve zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince davalı tarafından yapılan ödemeye hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak, hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir. Mahkemece, yazılı şekilde eksik inceleme ile rapor tarihindeki veriler esas alınarak tazminat belirlenmesi ve ödeme miktarının aynen mahsubu sonucunda bulunan tazminat tutarına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
3-Ayrıca ..., ... Yönetmeliği hükümleri uyarınca aracın trafik sigortası bulunmaması nedeniyle zarardan sorumlu tutulmuştur. Davalının haksız eylem sorumlusu olmaması nedeniyle kaza tarihinde değil ancak anılan yönetmeliğin 15. maddesi çerçevesinde kendisine ilgili belgelerin tebliğ edildiği tarihte temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Somut uyuşmazlıkta davadan önce ihbarda bulunulduğu anlaşılan davalının temerrüdünün ihbar tarihine göre belirlenmesi, ihbar tarihinin kanıtlanamaması halinde kısmi ödemenin yapıldığı tarihte temerrüde düştüğünün kabulü ile bu tarihten itibaren faiz uygulanması gerekirken, kaza tarihinden itibaren fazie hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 07.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.