MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın 10.6.2009 ve 18.2.2011 tarihlerinde işlemden kaldırılmış olması nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 150 ve 320/4. maddeleri gereğince açılmamış sayılmasına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ...'ın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 1.11.2007 tarihinde kayınbiraderi davalı ... 'a, onun da 31.12.2007 tarihinde davalı ... Uluslar arası Nakliyat ve Ticaret Ltd. Şti.'ne sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline, davalı şirketin kötüniyetli olduğu belirlenemediği takdirde davalı ... 'ın tazminatla sorumluluğuna karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu ... vekili, aciz belgesi sunulmadığını, takip konusu senetle ilgili açtıkları menfi tesbit davasının derdest olduğunu, dava konusu taşınmazı davalı ...'a olan borçları nedeniyle devrettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, aciz belgesi sunulmadığını, taşınmazı alacağa mahsuben 87.000 TL bedelle alıp 120.000 TL bedelle davalı şirkete sattıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Uluslar arası Nakliyat ve Ticaret Ltd.Şti.vekili taşınmazı iyiniyetle ve 120.000,00 TL bedelle aldıklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, davanın 10.6.2009 ve 18.2.2011 tarihlerinde işlemden kaldırılmış olması nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 150 ve 320/4. maddeleri gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Eldeki dava Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yürürlükte olduğu 23.5.2008 tarihinde açılmış, yine anılan yasanın yürürlükte olduğu dönem içinde 10.6.2009 ve 18.2.2011 tarihlerinde iki kez takipsiz bırakılarak yenilenmiştir. HUMK'nun 409/son maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için davanın, ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılması gereklidir. Oysa somut olayda HUMK'nin 409/son maddesindeki öngörülen şartlar oluşmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150/6 maddesinde; işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz, aksi halde dava açılmamış sayılır hükmünü içermekte, aynı yasanın 320/4. maddesinde ise basit yargılama usulüne tabi davalarda işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa dava açılmamış sayılır hükmünü içermektedir. Somut olayda davanın takipsiz bırakıldığı tarihler 6100 Sayılı HMK'nun yürürlük tarihinden önce olduğundan eldeki davada 6100 Sayılı HMK'nin 320/4.maddesinin uygulanma olanağı da bulunmamaktadır. O halde mahkemece davaya devam edilmesi ve toplanan delillere göre davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 2.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy