MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, Bursa 10.İcra Müdürlüğünün 2010/17896 sayılı takip dosyasından,borçlu şirkete satılan ve bedeli ödenmeyen malların teslim edildiği davalı 3.kişiye ait şantiye sahasında satış konusu malların haczi sırasında 3.kişi lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu belirterek, İİK'nin 99. maddesine dayalı olarak 3.kişinin istihkak iddiasının reddine ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı 3.kişi vekili, borçlu ve 3.kişi arasında 09.07.2010 tarihinde imzalanan sözleşme ile, borçlu yüklenice firmanın, 3.kişiye ait kireç fırını ve tüm yan tesislerinin, elektrik, otomasyon işlerinin tasarım, imalat ve montaj işlerini malzemeli ve anahtar teslimi olarak 150.000,00 TL üzerinden anlaşıldığı, bu bedel içinde malzeme bedelinin de dahil olduğunu, borçluya başlangıçta 50.000,00TL ödendiği ancak borçlunun işlerini programa uygun yapmadığından ihtarname çekildiği, yaptıran tesbite göre borçluya ödenen avans bedelinin yapılan işler ve davacıya teslim edilen malzeme bedelini dahi karşılamadığı, taşınır malların mülkiyetinin teslimle geçeceğinden ve mallar 3.kişiye teslim edildiğinden mülkiyetin davalı 3.kişiye ait olduğunu haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur
Mahkemece, davalı 3.kişi ve borçlu arasındaki sözleşmenin anahtar teslimi şeklinde yapılan bir sözleşme olduğu, ödenen paranın teminat olarak verildiği ve paraya çevrildiği, anahtar teslimi ile yapılan sözleşmede mülkiyet iş bitince davalıya geçeceği, işin eksik yapılması nedeniyle sözleşmenin fesh edilmesi halinde o zamana kadar yapılan işlerle ilgili malzemenin mülkiyetinin davalı 3.kişiye geçmeyeceğinin sabit olduğu, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda hacizli malların 3.kişinin muhasebe kayıtlarına işlenmediğinin anlaşıldığı, borçlu ve davalı arasındaki sözleşme fesh edilmesine rağmen dava açılıp uyuşmazlık giderilmediğinden ve taraflar arasında bir sulh anlaşması yapılmadığından kimin kime ne kadar borçlu olduğunun da belli olmadığı, anahtar teslimli iş henüz bitmediğinden mülkiyetin borçluya ait olacağından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere ,mahkeme kararının gerekçesinde ve değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve borçlu ve davacı 3.kişi arasındaki sözleşme fesh edilmiş ve hacizli malzemeler henüz üstlenilen işte kullanımamış bulunmasına, 3.kişinin ancak var ise alacağı elinde bulunan malzem üzerinde hapis hakkının kullanabileceği, bu yönde bir işleminde yapılmamış bulunmasına göre davalı 3.kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanunun uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 4.739,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı 3.kişiden alınmasına 25.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy