MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Keskin İcra Müdürlüğünün 2011/81 sayılı talimat dosyasından, 19.07.2011 tarihinde davacı 3.kişinin petrol faaliyetini yürüttüğü yerdeki malların haczedildiğini, borçlunun haciz adresindeki faaliyetine son verdiğini ve mallarını davacıya sattığını, bir kısım malların ise ...,... Dagıtım AŞ ile yapılan ariyet sözleşmesi gereğince mahalde bulunduğunu belirterek İİK'nin 96 ve devamı maddeleri gereğince dayalı istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu yetkilisinin haciz mahallinde hazır olduğunu, borçlu ve davacı şirket ortakları arasında organik bağ olduğunu danışıklı bir durum yaratılmaya çalışıldığını, haksız açılan davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece, borçlu şirketin adresinde haciz yapıldığını, davacının borcun doğumundan borçlu adresinde, borçlunun mallarını alarak ticari faaliyete başlamasının işyeri devri niteliğinde olduğu, davacı ve borçlu şirket ortakları arasında organik bağ bulunduğundan sonra bahisle davanın reddine karar vermiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK'nin 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı 3.kişi vekilinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Davacı 3.kişi vekili, dava dilekçesinde haczi mahallinde bulunan malların bir kısmının ...,... Dağıtım AŞ den ariyet sözleşmesi ile davacı elinde bulunduğunu belirtmiş,yargılama sırasında ise hacizli malların tamamının ariyet sözleşmesi gereği davacı 3.kişiye verildiğini açıklamıştır. Ariyet sözleşmesi lehtarının hakkı kişisel hak niteliğinde olup bu hakka dayanılarak istihkak iddiasında bulunulması mümkün değildir. Zira istihkak iddiasının ileri sürülebilmesi için mülkiyet, rehin veya sınırlı ayni hak sahibi olunması gerekmektedir.
Davacı 3.kişi kişisel hakka dayanarak istihkak iddiasında bulunduğundan davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesi ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 gereğince maktu avukatlık ücretini hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykıdır.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nin geçiçi 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nin 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile karar gerekçesinin belirtilen şekilde düzeltilmesine ve hükmün 1.bendindeki "Davanın reddine" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "Davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine" ibaresinin yazılmasına 3.bendindeki "6.080,00TL" ibaresinin silinerek yerine "400,00TL" ibaresinin yazılmasına hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 18.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.