MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Bursa 18.İcra Müdürlüğünün 2011/8853 sayılı takip dosyasından, 02.08.2011 tarihinde davacıya ait iş yerindeki malların haczedildiğini, borçlunun üst katta faaliyette bulunduğunu haciz adresi ile bir ilgisinin olmadığını belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddeleri gereğince istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu ve davacı 3.kişinin danışıklı olarak birlikte hareket ettiklerini, mahalde borçlu şirket ait broşür ve broşürde yer alan makinenin bulunduğunu ve haksız açılan davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece, borçlu ve davacı arasında organik bağ bulunmadığı, adreslerinin farklı olduğu, davacının zaman zaman borçluya ait makineleri boyadığından, borçlunun broşörü bulunmasının doğal olduğunu, haciz zaptında icra müdürü tarafından 2.haciz yapılan yerin davacıya ait olup alt katın borçluyla ilgisinin bulunmadığının şerh edildiğinden bahisle davanın kabulüne karar vermiş, hüküm davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz için 02.08.2011 tarihinde borçlu şirketin takip adresine gidilmiş ve adresin borçluya ait işyeri olduğu görülmüştür. Haciz tutanağında, borçlu yetkilisi... 'ın hazır olduğu yerde bilgisayar ve yazıcı haczedildiği, alt katta boya ile " ... Makine" yazılı olduğu ve borçlunun ilgisi olmadığı ancak yerde borçluya ait broşürün olduğu ve broşürde yer alan makinelerin mahalde olduğunun görüldüğü, bu sırada 3.kişinin geldiği ve 2 aydır orada bulunduğunu, zaman zaman borçlunun boya işlerini yaptığını belirttiği, aynı binanın alt katına inildiği ve pres makinesi ve boya fırını haczedildiği belirtilmiştir.
İİK'nun 8.maddesine göre icra tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge niteliğindedir.Ancak somut olayda haciz tutanağı içeriğinden haczin nerede yapıldığı net olarak anlaşılamamaktadır.
Yapılacak iş, haczi yapan icra müdürü ve delil olarak sunulan kira sözleşmesinde dükkünı kiralayan ... isimli şahsında huzurunda keşif yapılarak dava konsu makinelerin nerede haczedildiği açıklığa kavuşturularak, borçlu adresi olduğunun tesibiti halinde ispat külfetinin davacı 3.kişiye ait olduğu, 3.kişi adresinde yapıldığı tesbit edildiği takdirde ispat külfetinin davalı alacaklıya ait olduğu dikkate alınarak oluşcak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, tüm bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temiyz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 18.06.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.