MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu bağımsız bölümü davalı ...'e satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...'ye ilanen tebligat yapılmış, ancak kendisi duruşmalara gelmemiş, herhangi bir beyanda da bulunmamıştır.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, satış bedeli ile gerçek değer arasında oransızlık bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nun 277 vd. maddelerine dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İİK’nun 278. maddesi hükmüne göre mutad hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut, masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar, geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır. Ancak, bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemez. Somut olayda, icra takibi nedeniyle Mersin İcra Müdürlüğü'nün 2007/143 Tal.
../....
-2-
2012/7454
201211604
sayılı dosyasında 01.06.2007 tarihinde hacze gidilmiş, borçlunun haczi kabil malı bulunamadığı gibi, borçlu da mal beyanında bulunmamıştır. Bu nedenle Adana 3. İcra Müdürlüğünce İİK.'nun 143. maddesi uyarınca borçlu hakkında aciz vesikası düzenlenmiş olup, dava şartı bakımından borçlunun aciz halinde olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Ancak, dava konusu taşınmaz 18.08.2006 tarihinde, 22.000,00 TL satış bedeli mukabilinde satılmış olup, üzerinde davacı alacaklı lehine tesis edilmiş 26.000,00 TL ipotek mevcuttur. Bu ipotek borcu nedeniyle, davacı alacaklı bu kez Adana 14. İcra Müdürlüğü'nün 2006/405 Esas sayılı dosyasında borçlu ... hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmış, takibin kesinleşmesi ile, kayıt maliki olan davalı ... vekili, bu dosyaya 24.05.2007 tarihinde 32.331,00 TL ödeme yapmak suretiyle borcu, dolayısıyla takip dosyasını kapatmıştır. Dava konusu taşınmazın satış tarihindeki değeri bilirkişi tarafından 63.624,00 TL olarak tespit edilmiş olup, akit tablosundaki miktar ile Adana 14. İcra Müdürlüğü'nün 2006/405 Esas sayılı dosyasına yapılan ödeme nazara alındığında fahiş farktan söz edilemeyecektir. Bu durumda mahkemenin, davayı bedel farkı bulunduğu gerekçesiyle kabulü hatalıdır.
Bunun dışında davacı taraf, borçlu ile 3. kişi arasında İİK.'nun 280. maddesi anlamında tanıdıklık, akrabalık yahut iş arkadaşlığı gibi durumların varlığı nedeniyle, borçlunun durumunun veya ızrar kastının bilindiği veya bilinebileceğini de ispat edememiştir. Belirlenen ve yukarıda izah edilen maddi olgular karşısında davanın reddine karar vermek gerekirken, hatalı değerlendirme ile davanın kabulü isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a geri verilmesine, 31/10/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy