MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ...'un alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazın 147/256 hissesini 26.6.2008 tarihinde davalı ...'ye sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı borçlu ... savunma yapmamıştır.
Davalı ... vekil, aciz belgesi sunulmadığını, dava konusu taşınmazın 102/256 hissesini üzerindeki 250.000,00 TL ipotekle 45/256 hissesini de 71.200 TL bedelle aldıklarını, dava dışı hissedara ait 45/256 hisseyi de 15.5.2009 tarihinde aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedeline ipotek bedeli eklendiğinde davalı ... tarafından ödenen bedelin piyasa değerinin üzerinde olduğu, davalı ...'nin kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve 19.12.2005 gün ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140.maddesi gereğince davacıdan harç alınmamasına 2.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.