MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi yetkilisi, İstanbul 22.İcra Müdürlüğü'nün 2009/7376 sayılı takip dosyasından 15.4.2010 tarihinde haczedilen menkullerin yetkilisi olduğu şirkete ait olduğunu, haczin şirketin işyerinde yapıldığını, borçlu şirkette bir süre işçi olarak çalıştıktan sonra kendi işyerini açarak yetkilisi olduğu şirketi kurduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlu şirket adresinde yapıldığını, borçludan sonra bu adreste davacı 3.kişinin faaliyet gösterdiğini, aralarında muvazaalı devir ilişkisi olduğunu, İİK, m.44 ve BK 179.maddesi uyarınca davacı 3.kişinin sorumluluğunun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlu yetkilisi ... duruşmada, borçlu şirketin önce no:45/A adresinde dava sonrada no:45/B'de faaliyet gösterdiğini beyan etmiştir.
Bu dosya ile birleştirilen dosyada ise davacı 3.kişi yetkilisi yine İstanbul 22.İcra Müdürlüğü'nün 2009/7376 sayılı takip dosyasından 9.6.2010 tarihinde haczedilen menkullerin de yetkilisi olduğu şirkete ait olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı ile borçlu arasında muvazaalı devir ilişkisi bulunduğunu, devralan davacının işletmenin borçlarından sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlu davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece her iki haczinde borçlu şirketin faaliyet gösterdiği no:45/B adresinde yapıldığı mahalde borçlu şirkete ait kartvizitler bulunduğu, mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, karine aksinin davacı 3.kişi tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın (davaların) reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
1-Asıl dava yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun 4949 sayılı Yasanın 101. maddesiyle değişik 363. maddesi hükmüne göre; Yasa'nın yürürlüğe girdiği 30.7.2003 tarihinden sonra icra mahkemelerince verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 2.000.000.000 TL.’yi geçmesi gerekir.
İİK'na 4949 sayılı Yasa'nın 102. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca da; bu parasal sınır, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerlendirme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların (on milyon TL) 10.00.YTL'yi aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
2010 yılında bu parasal sınır 4.110,00 TL olarak uygulanmıştır. Öte yandan 12.11.2010 gün ve 27757 sayılı Resmi Gazetede ilan edilen Maliye Bakanlığı’na ait 401 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, 2010 yılı için belirlenen yeniden değerlendirme oranı %7,7 olarak öngörülmüştür. Buna göre, 2011 yılında icra mahkemelerince istihkak davaları sonucunda verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 4.420,00-TL.’sini geçmesi gerekir.
İstihkak davalarında dava değeri alacak miktarı ile hacizli malın değerinden hangisi az ise ona göre belirlenir,
Buna göre somut olayda, temyiz konusu dava değeri, mahcuzların toplam değeri olan 2.820,00 TL'sıdır.
Bu durumda asıl dava yönünden hüküm kesin nitelik taşıdığından temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2-Birleştirilen İstanbul 20.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2010/504-986 sayılı dosyası yönünden yapılan temyiz incelemesinde ise;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, haczin yapıldığı (no:45/B) adresinde borçlu şirketin faaliyet gösterdiğinin borçlu şirket yetkilisi Kadir Yalçın tarafından 22.6.2010 tarihli duruşmada beyan edilmiş olmasına, davacı ... borçlu şirket arasındaki ilişkinin işyeri devri niteliğinde olmasına, İİK'nin 44. ve BK'nin 179.maddeleri uyarınca işletmeyi devralan 3.kişinin işletmenin borçlarından da sorumlu olmasına göre, davacı 3.kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 127,75 TL fazla alınan temyiz peşin harcın temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 13.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy