MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin kasko sigortacısı olduğu araç ile davalının sevk ve idaresinde bulunan bisikletin 01/04/2009 tarihinde karıştığı kazada sigortalı araçta oluşan 24.350 TL tazminatın sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, şimdilik 18.262,00 TL’nin 13/10/2009 ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının kazada %25 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle 6.087,50 TL'nin 21/11/2009 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece, yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 18/07/2011 tarihli rapor hükme esas alınarak, sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...'ın % 75 nispetinde, davalı bisiklet sürücüsü ...'in ise % 25 nispetinde kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmiş, ayrıca davaya konu trafik kazası nedeniyle açılan kamu davasına ilişkin Ordu Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/89 Esas, 2009/185 Karar sayılı dosyasında verilen kararın da değerlendirildiği belirtilmiştir.
Ordu Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/89 Esas, 2009/185 Karar sayılı dosyasında, trafik polis memuru teknik bilirkişiden alınan 14/04/2009 tarihli raporda bisiklet sürücüsü sanık ... asli kusurlu, otomobil sürücüsü sanık ... ise tali kusurlu olarak gösterilmiş, ATK Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden alınan 06/10/2009 tarihli heyet raporunda ise katılan sanık ... 'nin asli derecede kusurlu bulunduğu, katılan sanık ...'nün ise tali kusurlu bulunduğu bildirilmiş olup, mahkemece heyet görüşü olan ATK raporuna itibar edilerek karar verilmiştir. Kararın sanık ve katılanlar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14/03/2012 tarihli 2011/12624 E. 2012/6976 K. sayılı ilamıyla, her iki rapordan da bahsedilerek oluşa uymayan ATK raporuna itibarla ve iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Bu durumda, mahkemece, anılan ceza dosyası getirtilerek, burada saptanan maddi olgular da değerlendirilmek suretiyle İstanbul Teknik Üniversitesi makine-trafik kürsüsünden ya da Karayolları Genel Müdürlüğü trafik-fen alanında uzman kişilerden oluşacak bilirkişi heyetinden, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 1.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.