MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının sevk ve idaresindeki trafik sigortası bulunmayan aracıyla sebebiyet verdiği kazada ...'nın vefat ettiğini, müvekkilinin hak sahiplerine 19.12.2006 tarihinde toplam 43.306 TL ödeme yaptığını, ödenen paranın rücuen tahsili amacıyla başlattıkları icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatın hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde, kazada kusuru bulunmadığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, ayrıca alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile davalının Kadıköy 4. İcra Müdürlüğü'nün 2007/5995 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, anaparaya takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, alacağın %40'ını teşkil eden 17.876 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle, ceza yargılaması sırasında alınan ve kesinleşen bilirkişi raporundaki kusur dağılımının oluşa ve dosya içeriğine uygun bulunması sebebiyle mahkemece benimsenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacının, davalının sahibi ve sürücüsü olduğu trafik sigortası bulunmayan aracın sebebiyet verdiği kazada ölen şahsın yakınlarına ödediği tazminatın davalıdan rücuen tahsili isteminden ibarettir.
Davalı araç sahibi, kazada ölen ... mirasçılarının ölüm nedeniyle oluşan gerçek zararlarından sorumludur. Mahkemece hükme esas alınan 04.02.2010 tarihli bilirkişi raporunda, davacının yaptığı ödemenin gerçek zarara uygunluğu irdelenmemiş, yalnızca faiz hesabına yer verilmiştir. Mahkemece, davacının ödeme tarihi itibariyle hak sahiplerine ödemesi gereken tazminat miktarının tespiti yönünde bilirkişi incelemesine başvurulması, akabinde ödemenin gerçek zarara uygunluğu denetlenerek hüküm tesis edilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme sonucu hüküm verilmiş olması doğru görülmemiştir.
3-Davacının alacağı, ancak yapılacak yargılama sonucunda belli olacağından, alacak likit değildir ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi de mümkün değildir. Hal böyle iken, mahkemece alacağın %40'ı tutarında icra inkar tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmemiş, bozma sebebi yapılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 2.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy