MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin eşi ve babaları olan ... 'ün davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu araçta yolcu iken gerçekleşen kazada vefat ettiğini ve müvekkillerinin bu suretle murislerinin desteğinden mahrum kaldıklarını ileri sürerek ıslahla birlikte davacı ... için 4.939,27 TL, davacı ... için 4.615,92 TL, davacı ... için 100 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davacı ... için 4.615,92 TL, davacı ... için 4.939,27 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacı ... tarafından açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı ... şirketi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk trafik sigortacısı olan davalı ...Ş.'nin, 2918 sayılı KTK.nun 99/1.maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2-b.maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup bu sürenin sonunda ödememe halinde davalı yönünden temerrüt gerçekleşmektedir. Mahkemece anılan düzenleme uyarınca, davalı ... şirketine yapılmış bir ihbar bulunup bulunmadığı araştırılarak davadan önce temerrüde düştüğünün kanıtlanması halinde temerrüt tarihinden, aksi halde dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacılar vekilinin davalıya 24.12.2007 tarihinde başvurduğu, buna göre davalının 04.01.2008 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmaktayken, mahkemece davalı ... şirketi yönünden yazılı şekilde dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmayıp bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... şirketi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün 2. ve 3. bendlerinde yer alan "29.04.2009" tarihlerinin hükümden çıkarılarak, yerine "04.01.2008" tarihlerinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 531,87 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına 16.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy