MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... Tekstil Ltd. Şti vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin, davalılardan ... Tekstil San ve Dış Ticaret Limitet Şirketinde işçi olarak çalışmakta iken 23.04.2004 tarihinde işyerine gitmek üzere fabrika servis aracına bindiğini, servis aracının, kontrolsüz bir şekilde sola dönüş yapmak istediği sırada diğer davalı ...’ın kullandığı araca çarpması sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve sakat kaldığını belirterek 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu kararın davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından verilen 05.07.2011 günlü karar ile “…davalı şirket ile davacı arasında iş akdi ilişkisi mevcuttur. Bu nedenle, davanın İş mahkemelerinde görülmesi gerekir. Şu halde mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir…” gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Mahkemece anılan bozma kararına uyulmuş ve “…mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine, karar kesinleştiğinde ve yasal süresinde talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Bakırköy Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine…” karar verilmiştir. Karar, davalı ... Tekstil Limitet Şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik (iş) kazası sonucu yaralanma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi’nin 05.07.2011 tarihli bozma ilamına uyularak görevsizlik kararı verilmiştir. Karar, davalılardan ... Tekstil Limitet Şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılması, öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Kişinin hangi yargı merciinde duruşmasının bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilebilmesi, usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir. 1982 Anayasasının 36.maddesi ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 73.maddesi ( 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27.madde) uyarınca, çok açık bir şekilde vurgulanan temel kurala göre, mahkeme tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez.
Dosya içeriğinden; yerel mahkemece, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin bozma kararı ile bozma kararından sonra verilen ilk duruşma gününün davalılardan ... Tekstil Limitet Şirketi’ne tebliğ edilmediği, yokluğunda karar verildiği ve böylece adı geçen davalının savunma hakkının kısıtlanmış olduğu anlaşılmıştır.
Şu durumda; yerel mahkemece, davalı ... Tekstil Limitet Şirketi’ne bozma kararının ve bozma kararından sonra verilen ilk duruşma gününün usulüne uygun şekilde tebliği ile savunma ve delillerinin toplanması ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gözetilmeyerek, davalılardan ... Tekstil Limitet Şirketi’ne bozma kararının tebliği ile bozma kararından sonra yapılan ilk duruşmaya yöntemine uygun olarak çağrılıp taraf oluşumu (teşkili) sağlanmadan onun yokluğunda karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemenin kabul biçimine göre de; mahkemece,”…mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine, harç ve mahkeme masraflarının görevli mahkemece değerlendirilmesine, davalılar yararına 1.200,00 TL vekalet ücreti takdirine… ” biçiminde karar verilmiştir. Oysa ki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331/2.maddesinde; “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi
halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder.” biçiminde düzenleme bulunmaktadır. Aynı kanunun 323/1-ğ bendinde, vekalet ücretinin de yargılama giderleri kapsamında olduğu belirtilmiştir. Şu durumda yerel mahkemece yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gözetilmeden ve hüküm fıkrasında kendi içinde çelişki yaratacak biçimde davalılar yararına vekalet ücretine karar verilmiş olması da bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... Tekstil Limitet Şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Tekstil Ltd. Şti.'ye geri verilmesine 11.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.