MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin kendi şeridinde seyir halinde iken, davalıların maliki ve trafik sigortacısı bulunduğu aracın karşı yönden gelerek müvekkilinin aracına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin sol bacağında çok parçalı kırık meydana geldiğini belirterek 5.000,00-TL maddi tazminatın her iki davalıdan, 50.000,00-TL manevi tazminatında davalı malikten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 20.01.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat taleplerini 41.996,27 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... AŞ. vekili, sigorta poliçesinden doğan sorumluluklarının sigortalısının kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili,davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, maddi tazminat davasının kabulü ile 41.996,27-TL İş göremezlik ( sürekli, geçici ) tazminatının davalı ... açısından kaza tarihinden itibaren, davalı ... AŞ. açısından dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken
ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 12.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava,trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, Borçlar Kanunu’nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanunu'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında,davacının kalıcı %48 maluliyetinin bulunmasına göre takdir olunan manevi tazminatın az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 2.888,49 TL kalan harcın temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 16.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy