MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Konya 6.İcra Müdürlüğünün 2009/5462 sayılı takip dosyasından yapılan 14.07.2011 tarihli hacizde, davacı 3.kişinin boşandığı eşinin borcundan dolayı davacıya ait ev eşyalarının ve kasada bulunan nakit paranın haczedildiğini, İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, boşanmanın tkip ve hacizlerden sonra danışıklı olduğunu ve haciz sırasında borçlunun hazır bulunduğunu, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, ödeme emrinin tebliğ edildiği, 06.05.2009-30.07.2009-10.07.2009 ve 10.11.2009 tarihli hacizlerin yapıldığı adreslerde borçlu huzurunda yapıldığını mülkiyet karinesinin borçlu yararına olduğu, boşanmanın danışıklı olduğu ve birlikte yaşamaya devam edildiği, karine aksinin ispatlanmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz 14.07.2011 tarihinde borçluya ödeme emirinin tebliğ edildiği ve önceki hacizlerin gerçekleştiği adreste yapılmıştır. Davacı 3.kişi borçlu eşinden takiplerden ve haczilerden sonra anlaşmalı olarak boşanmış ve birlikte yaşamaya devam etmiştir. İİK'nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır.Ancak bu yasal karine aksinin davacı 3.kişi tarafından hertürlü delille ispatlanmısı olanaklıdır.
Dosya içerisindeki bilgilerden, davacı 3.kişinin şirket ortağı olarak sabit bir gelirinin bulunduğu, ev eşyalarının önceki tarihlerde haczedildiği anlaşılmaktadır.Sabit gelir sahibi 3.kişinin önceden haczedilen ev eşyasının yerine yeniden eşya satın aldığı sunulan fatura içeriği ile sabit olmuştur.Evde bulunan kasadan haczedilen para ise haciz tarihinde davacı hesabından 24.682,56 TL çekildiği, paranın davacının şahsi hesabından alındığı sunulan banka kayıtlarından anlaşılmıştır. Dava dayanağı bononun, davacının annesine ait taşınmazın satışına ilişkin komisyonculuk hizmeti ile ilgili olduğu bu taşınmazın yüksek bir bedelle satışının yapılmış olduğu, davacının banka hesabı ve kasasında bu miktar paranın bulunması mümkündür.
Tüm bu maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirildiğinde, davacı 3.kişinin mülkiyet karinesinin aksini ispatladığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 1.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy