MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi şirket temsilcisi, İstanbul 13.İcra Müdürlüğünün 2009/5062 sayılı takip dosyasından, 13.02.2009 tarihinde, davacı şirkete ait işyerindeki malların haczedildiğini belirterek, İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz mahallinde borçlu şirkete ait belgelerin bulunduğundan haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, ödeme emrinin tebliğ edildiği adresin haciz adresinden farklı olmakla birlikte borçlu şirkete ait 13.03.2009 tarihli noter tescl talepnamesinde adresin haciz adresi olarak gösterildiği, davacı ve borçlunun alacaklılardan mal kaçırma amacı ile birlikte hareket ettiklerinin anlaşıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Davacının 26.01.2012 tarihli temyiz dilekçesi Mahkemece 02.03.2012 tarihli ek karar ile davanın kesinlik sınırı altında kaldığından temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş davacı bu kararı yasal süresi içerisinde temyiz etmiştir.
2012/8552
2013/12326
Takip hukukuna dayalı istihkak davalarında ,dava değerini takip konusu alacak ile davaya konu hacizli malın değerinden hangisi az ise o değer oluşturmaktadır.Somut olayda haczili malın değeri 15.900,00 TL olduğundan dava değeri alacak miktarı olan 12.377,12 TL olup bu miktar kesinlik sınırının üzerinde olduğundan temyiz dilekçesinin reddine ilişkin 02.03.2012 tarihli ek kararın kaldırılması ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432/son maddesi gereğince asıl hükmün temyizini amaçlayan temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.
2.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve haciz adresinin öncesi borçluya ait iken borcun doğumundan sonra davacnın 25.12.2008 tarihinde aynı adreste şube açmasına rağmen 13.02.2009 tarihli haciz sırasında borçluya ait belgelerin haciz mahlallinde bulunduğu, 13.08.2009 tarihli tescil talepnamesinde borçlunun halen aynı adresi göstermiş olması dikkate alındığında 3.kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanunun uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3,15 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına 17.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy