MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların murisi ... 'ın vefat etmesine sebep olan kazada ... plakalı araç sürücüsünün % 20 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmesi üzerine aracın zorunlu sigortasının bulunmaması nedeniyle davacı kurum tarafından 9.792,00 TL destek tazminatının davalılara ödendiğini, ancak Konya 1. Asliye Hukuk mahkemesinde yapılan yargılamada davalıların murisinin içerisinde yolcu olarak bulunduğu araç şoförünün olayda % 100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini bu nedenle de davalıya yapılan ödemenin haksız olduğunun ortaya çıktığını belirterek, ödemenin rucuen tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, istirdata hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde açılmayan davanın zaman aşımından reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın zaman aşımından reddine karar verilmiş, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda; davacı tarafça daha önce açılmış olan davada verilen kararın kesinleştiği 17.03.2008 tarihinde davalılara yapılan ödemenin haksız olduğu öğrenilmiş, bu tarihten itibaren başlayan zamanaşımı süresi içerisinde davanın açıldığı belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozmaya uygun yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile Kuyucuk İcra Müdürlüğünün 2008/352 esas sayılı dosyasındaki yapılan itirazın iptaline ve % 40 icra inkar tazminatının kabulüne karar verilmiştir.
Dava yanlışlıkla ödenen tazminatın rucuen iadesi istemine ilişkindir.
Davacı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan aracın sürücüsünün kusuruna göre ödeme yapılmış, ancak davacının sorumlular hakkında açtığı davada verilen kararın kesinleşmesi ile esasen kazada anılan sigortasız aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, buna göre davalılara yapılan ödemenin yanlışlıktan kaynaklandığı anlaşılmış ve bu dava açılmıştır. Ancak davalılar başlangıçta tespit edilen kusur oranına göre usulüne uygun bir başvuruda bulunmuşlar ve bunun neticesinde de, davacı tarafından davaya konu ödeme yapılmıştır. Somut olayda davalıların miras bırakanının hayatını kaybettiği araç sürücüsünün hiç kusurunun bulunmadığı anlaşıldığına göre mirasçılara rucu edilemez, davanın reddi gerekir. Mahkemece bu hususun göz önünde bulundurulmayarak davanın kabulüne karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de, rücuen tazminat istemine yönelik bu davada, kusur oranının ve gerçek hasar miktarının belirlenmesi incelemeyi gerektirdiğinden alacak likit değildir. O halde, davacının icra-inkâr tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekirken,icra inkar tazminatına hükmedilmesi yanlış olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 29.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.