MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı ...'nun sevk ve idaresinde, davalı sigortaya trafik poliçesi ile sigortalı aracın davacıların müşterek çocukları yaya ... 'e çarparak vefatına sebep olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacıların her biri için 1.500,00' er TL destek tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, toplanan delillere göre, ceza mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, davalı sürücünün ölümle sonuçlanan kazada bir kusurunun bulunmadığının tesbit edildiği anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
BK.’nun 53. maddesine ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, hukuk hâkimi, ceza hâkiminin belirlediği kusur oranı ve delil yetersizliğine davalı beraat kararı ile bağlı değil ise de, sanığın isnat edilen eylemi işlemediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile o eylemin hukuka aykırılığını ve fâilini belirleyen mahkumiyet kararının bu yönleri ile bağlıdır.
Somut olayda, mahkemece, kusur oranının belirlenmesi yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, sadece zararın saptanması için bilirkişi raporu alınmış, kusur yönünden ise, davalı sürücü ... ’nin sanık olarak yargılandığı Asliye Ceza Mahkemesi’nin ilâmında esas alınan Adli Tıp Kurumu raporuna itibar edilerek kusurlu olmadığı kabul edilmiştir. Ne var ki, beraat ilâmı, hüküm verildiği tarihte kesinleşmemiştir. Bu durumda, kesinleşmeyen ceza mahkemesi kararına dayanak alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
O halde mahkemece yapılacak iş, ceza dosyası içeriği de dikkate alınarak, İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kurumlardan seçilecek kusur bilirkişisinden kusur raporu alınarak, sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 11.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy