MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete trafik poliçesi ile sigortalı dava dışı ... ' ın sevk ve idaresindeki aracın tek taraflı kazaya karıştığı ve araç içerisinde yolcu olan müvekkillerinin müşterek çocuğu ... 'ın vefat ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 8.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 22.4.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 08.06.2011 tarihli dilekçesi ile talebini 130.817,18 TL olarak ıslah ettiğini bildirmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur .
Mahkemece, toplanan delillere göre, Davacı baba ... için (56.078,29.)TL, davacı anne ... için (74.738,89.)TL destek tazminatının davalı sigortacıdan (8.000,00.)TL.sine davalının temerrüt tarihi olan 04.05.2009 tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsil edilerek davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması kaydıyla 8.000,00 TL destekten yoksunluk zararının, aracın trafik sigortasını düzenleyen davalıdan temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile istenmiş, ıslah dilekçesinde asıl alacağa ilişkin talep sonucu artırılmış, mahkemece 8.000,00 TL kısmına temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, davacılar vekili dava dilekçesinde sadece asıl alacak miktarı yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuştur. Davacının dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunmasına göre ıslahla arttırılan alacak bölümü yönünden de davacının faiz isteminin devam ettiğini kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece ıslah edilen kısım yönünden de temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarının gerektirmediğinden, ıslahla arttırılan kısmın faiz başlangıcı yönünden davacı vekilinin temyiz dilekçesindeki talebi ile bağlı kalınarak kararın 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 1. Bendinde yer alan "4.5.2009 tarihinden " ibaresinden sonra gelmek üzere "alacağın bakiyesine ise karar tarihinden itibaren" ibaresinin eklenmesi suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 11.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.