MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracı, davalı şirkete trafik sigortalı aracın çarpması sonucu hasarlandığını, 2.900 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı tarafın olayda tam kusurlu olduğunu belirterek bu meblağın ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ZMSS poliçe limiti ile sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusuru kabul etmediğini, davacıya kaskolu araç ile müvekkiline trafik sigortalı (farklı) aracın, işleteninin aynı kişi ... olduğunu, alacaklı-borçlu sıfatının birleştiğini, zarardan sorumlu olmadıklarını, hasarın fahiş olduğunu, belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 2.900 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK’nun 1301.maddesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
BK'nun 116/1 (TBK 135/1) maddesinde "alacaklılık ve borçluluk sıfatlarının bir şahısda içtimaiyle borç sakıt olur." hükmüne yer verilmiştir.
Öteyandan Zorunlu Trafik Sigortasından sigortacı, işletenin 2918 sayılı KTK.nun 85/1 maddesinde yazılı hukuki
sorumluluğunu aynı kanunun 91/1. maddesi uyarınca üstlenmiş olup, gerekse 85/1 maddesi hükmü ve gerekse Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesi hükmü, ölüm veya cismani zararlar yanında birşeyin zarara uğraması halinin teminat kapsamında olduğunu öngörülmüştür. Buna göre, ZMSS.nin amacı, trafik kazaları sonucu 3. kişilere verilecek zararların güvence altına alınmasıdır. Ayrıca, KTK.Kanunu 92 ve ZMS Genel Şartlarının A.3.b Maddesinde, "işleten tarafından ileri sürülecek tazminat talepleri" teminat kapsamı dışında kalacağı hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, davacı kasko sigorta şirketine sigortalı araç ile davalı ZMSS şirketine sigortalı aracın çarpışması sonucu araçta hasar meydana gelmiştir. Her iki aracın işleteni ... olup, araçların birisi kasko sigorta poliçesi ile ...Sigorta AŞ.'ne, diğer araç ise, ZMSS poliçesi ile ... Sigorta AŞ tarafından sigorta yaptırılmıştır. Her iki aracın sigorta şirketleri farklıdır.
Bu durumda, her iki aracın işleteni aynı kişi olup, her iki araç bakımından da 3.kişi durumunda olmadığı gibi, BK.nun 116/1 (TBK.'nun 135/1) maddesindeki alacaklılık ve borçluluk sıfatı işleten ...'de birleşmiştir. KTK'nun 85/1.maddesi uyarınca, işleten olarak kendi sorumluluğunu üstlenen davalı zorunlu trafik sigortacısından tazminat talebinde bulunması mümkün değildir. Zira, ZMSS üçüncü kişilerin zararlarını karşılamakla yükümlü olup, işleten aynı zamanda üçüncü kişi olamaz. (YHGK 15.4.2011 gün 2011/17-13 Esas, 2011/191 Kararı)
Yukarıda yapılan açıklamalara, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden 15.02.2013 gününde üye ... ve üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy) (Karşı Oy)
- KARŞI OY -
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı araca davalının ZMSS sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu 2.900,00 TL hasar bedelini ödediğini, davalının olayda tam kusurlu olduğunu belirterek ödenen miktarın avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş,
Davalı ... vekili, her iki aracın işleteninin-malikinin ... olduğunu, bu nedenle alacaklı ve borçlu sıfatının birleştiğini belirterek davanın reddini savunmuş,
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre davanın kabulü ile 2.900,00 TL'nin avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş,
Kararın davalı vekilince temyizi üzerine sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda karar bozulmuştur.
Sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılamıyoruz.
Dava, TTK 1301.maddesinden kaynaklanan kasko rücu davasıdır.
Bir borç bakımından alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesi borcu sona erdiren sebep olarak BK 116.maddesinde düzenlenmiştir.
BK 116/1 (TBK 135/1) maddesinde "alacaklılık ve borçluluk sıfatlarının bir şahısta içtimaiyle borcun sakıt olacağı, (f/1). Bu içtimaın zevaliyle borç avdet edeceği, (f/2) Gayrimenkul rehni ile kıymetli evrak hakkındaki hususi hükümler baki olduğu (f/3)",
2918 sayılı KTK'nin 85/1 maddesinde "bir motorlu aracın işletilmesi ile bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu olacağı", 85/son fıkra ile de "işleten ve araç işletecisi teşebbüs sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurlarından kendi kusuru gibi sorumlu" bulunduğu,
2918 sayılı KTK'nin 91/1.maddesinde "işletenlerin bu kanunun 85/1 fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunlu" olduğu,
2918 sayılı KTK'nin 92.maddesinde de ZMSS'nin teminat dışında kalan haller sayılarak, ZMSS Genel Şartları 1.maddesi ile yapılan düzenlemelerle ölüm veya cismani zararlar yanında bir şeyin zarara uğraması halinin de teminat kapsamında olduğu öngörülmüştür.
Kısaca ZMSS'nin amacı, trafik kazaları sonucu 3.kişilere verilecek zararların güvence altına alınmasıdır. Ancak ZMSS Genel Şartları A.3.b. maddesinde de işleten tarafından ileri Sürülecek tazminat taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğu belirlenmiştir.
Somut olayda, davacı kasko sigortasına sigortalı ... plakalı araç ile davalı ZMSS sigortasına sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş ve davacı kasko sigortası, sigortalısına hasar bedelini ödeyerek bu kasko rücu davasını açmıştır. Ancak her iki aracın da malik-işleteni ...'dir..
Bir başka deyişle dava dışı malik-işleten ...,... plakalı aracını ...'ye kasko sigorta poliçesi ile ... plakalı zarar veren aracını ise ... Sigorta A.Ş'ye ZMSS poliçesi ile sigorta yaptırmıştır.
Uyuşmazlık, aynı kişiye ait iki aracın karıştığı trafik kazasında, gerek kasko sigortası, gerekse ZMSS sigortası farklı olsa da malik-işletenin aynı kişi olması BK 116/1 (TBK 135/1) maddesindeki alacak ve borçluluk sıfatının birleşip birleşmediği ile birleşti ise borcun sona erip ermediği konusunda toplanmaktadır.
BK 116/1 (TBK 135/1) maddesi alacaklı ve borçlu sıfatının aynı mal varlığı kesimi içinde, aynı kişide birleşmesinin yarattığı "borcun sona ermesi" sonucu artık ifadan beklenen amaca ulaşılmasının imkansız oluşu olgusuna dayalıdır. Yani kişi kendisinin hem alacaklısı hemde borçlusu olamaz. Yasal düzenleme olmasaydı bile böyle bir ilişkinin doğal sonucu olarak borcun sona erdiği kabul edilebilirdi.
BK 116 maddesine göre birleşmenin var olabilmesi için bir "borcun" varlığı şarttır. Ayrıca borçlu ve alacaklı sıfatlarının aynı kişide toplanması gerekir. Alacaklı ve borçlu sıfatlarının aynı kişide borcun doğumundan sonra gerçekleşen bir birleştirici olay nedeniyle gerçekleşmesi gerekir. En önemlisi birleşmenin alacak hakkı ve edimsel yüküm yönünden aynı mal varlığı kesimi içerisinde bir araya gelmesi şarttır. Bu koşulların gerçekleşmesi halinde birleşmenin sonucu olarak ancak borç sona erer.
Ayrıca yine somut olayda işleten-malik aynı olsada gerek zarar gören ve zarar veren araçlar farklı olduğu gibi, zarar gören aracın kasko sigortası ... Sigorta AŞ, zarar veren aracın ZMSS sigortası ise ... Sigorta AŞ'dir. Her iki sigorta şirketi farklı tüzel kişilikler olup, farklı kuruluş anasözleşmeleri, farklı bütçeleri ve ana sermayeleri vardır. Ayrıca davacı kasko sigortasının mal-zarar sigortası türünden olan kasko poliçesiyle davalı ZMSS sigortası ise zorunlu sorumluluk sigortası türündeki poliçe ile kendilerine yapılacak sigorta poliçe değerlerinin ödenmesi karşılığında
sigortalılarının davacı kasko ile zararını, davalı ZMSS ile üçüncü kişilere verilecek işletenin sorumlu bulunduğu zararları ödeme yükümlülüğü altına girmişlerdir. Artık davacı ve davalı ... şirketleri işleten-malik ile yapılan sözleşmeler ile sorumluluk yüklenmişlerdir.
Bu nedenle yukarıda açıklanan BK 116 maddesindeki alacak ve borçlu sıfatının aynı kişide ve aynı mal varlığında birleşmesinin gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceği için birleşmenin şartlarının oluştuğu söylenemez. Kaldı ki, alacaklı ve borçlu sıfatları somut olayda ...'dee biçimsel olarak birleşse bile, birleşme sigorta sözleşmeleri nedenleri ile aynı mal varlığında gerçekleştiğinin kabulü mümkün değildir. Bu tür olaylarda birleşmenin varlığını düşünmek, işletenin sorumluluğunu 3.kişilere karşı üstlenen ZMSS'nin mal varlığında haksız bir kazanç yaratılmasına, zarar görenin zararını üstlenen kasko sigortasında ise mal varlığının azalması sonucunu doğurur. Bu durumu hukuk korumaz.
Bütün bu açıklamalardan sonra somut olayda, sigortalısına zararını ödeyen davacı kasko sigortasının, davalı işletenin 3.kişilere verdiği zararı üstlenen ZMSS sigortasına karşı açtığı TTK 1301.maddesinden kaynaklanan rücu davasında, aynı işletenin farklı araçlarını sonuçları, kapsamları, amaçları farklı şirketler olarak farklı poliçe ile sigortaladıkları, BK 116 maddesindeki birleşme koşullarının aynı kişi ve aynı mal varlığı üzerinde gerçekleşmediği anlaşılmakla yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun kararın bozulması yönündeki görüşüne katılamıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy