MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemize ait 28.02.2011 gün, 694–1700 sayılı ilamda, üçüncü kişi vekilinin haciz sırasında istihkak iddiasında bulunduğu, alacaklı vekilinin itiraz ettiği, asıl İcra Müdürlüğü tarafından İİK’nun 97. maddesindeki yasal prosedür uygulanmayarak, İİK’nun 99. maddesi gereğince alacaklı tarafa dava açması için süre verildiği, yapılan işlemin hatalı olduğu, diğer yandan talimat Müdürlüğü tarafından takibin devamı konusunda Mahkeme kararı alması ile ilgili işlemin de doğru olduğu, ancak karar tebliğinden sonra süresinde açılan istihkak davasında artık işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda: “dava konusu haczin ...,... adresinde yapıldığı, vergi levhasına ve ticaret sicil kaydına göre burasının 16.11.2005’ten beri üçüncü kişinin faaliyet adresi olduğunun anlaşıldığı, mahcuzların üçüncü kişiye ait olduğu“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nnu 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haczin yapıldığı yerde daha önce 21.02.2006’da yapılan haciz sırasında hazır bulunan ..., haciz adresindeki iş yerinin borçlu tarafından üçüncü kişiye devredildiği yönünde beyanda bulunmuştur. Adı geçen şahıs, 23.02.2000 tarihli iş yeri açma ruhsatında borçluya ait haciz adresindeki ... isimli iş yerinin ortağı olarak görünmektedir.
İcra takibine dayanak senedin düzenlendiği tarih 19.11.2002 olup, üçüncü kişi şirket haciz adresindeki faaliyetine borcun doğum tarihinden sonra 16.11.2005’te başlamıştır. Aynı yerde borçlunun faaliyet gösterdiği dönemde yapılmış eski tarihli hacizler de bulunmaktadır.
İş yeri devri nedeni ile İİK’nun 44. maddesindeki gereklerin yerine getirildiği iddia ve ispat edilemediğine göre; BK’nun 179. maddesi (sayılı TBK’nun 202. maddesi) uyarınca devralının da işletmenin borçlarından sorumlu olup olmayacağının ve muvazaalı iş yeri devri yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi gerekir. Bu sırada tereddüt hâsıl olursa borçlunun ve üçüncü kişi şirketin ticari kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi de yaptırılabilir.
Mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 25.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.