MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı alacaklı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 30.04.2013 Salı günü davacı 3.kişi ve davalı borçlu ... Ayakkabı ve Deri San. Tic. Ltd. Şti tarafından gelen olmadı. Davalı alacaklı ... vekili Av. ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı alacaklı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 7.İcra Müdürlüğünün 2007/14756 sayılı takip dosyasından, davacıya ait işyerindeki malların 04.11.2009 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlunun hazır olduğu adreste haczin yapıldığını, hacizli ayakkabıların, patent hakkı borçluya ait olan 'LİON' marka ayakkabılar olduğunu ve ibraz edilen belgelerin iddiayı ispata yeterli olmadığından haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, takip borçlusuna ödeme emrinin bir başka adreste tebliğ edildiği, borçlu ve davacı şirket ortakları arasında organikbağ bulunmadığı, haczin davacı 3.kişiye ait olan adreste yapıldığından mülkiyet karinesinin davacı yararına olduğu ve alacaklının karine aksini ispatlanmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Takip ve ödeme emri tebliğ edilen adreste 2008 yılında hacizler yapılmış ve son olarak 07.07.2010 tarihinde aynı adrese gidildiğinde boş olduğu tesbit edilmiştir.
Dava konusu 04.11.2009 tarihli haciz bu adresten farklı bir adreste yapılmış olmakla birlikte, 15.09.2009 tarihli aynı adreste yapılan hacizde borçlu şirket ortağı ... haczi adresinde hazır bulunmuş ve burada çalıştığını belirtmiş, mahalde bulunan ... ise borçlunun tesadüfen orada olduğunu söyleyerek çelişkili beyanlarda bulunmuştur. Davacı 3.kişi işyerindeki makinelerin borcun doğumundan sonra 31.12.2008 tarihli fatura ile borçlu şirketten alındığına ilişkin fatua sunmuştur. Davalı alacaklı tarafından delil olarak gösterilen Kadıköy 5.İcra Mahkemesinin 2009/1275 Esas ve 2010/793 Karar sayılı dosyasında, borçlu şirket vekil cevap dilekçesinde, davacı 3.kişi ile 2004 yılından beri birlikte faaliyet yürüttüklerini 55.000,00 TL davacı şirkete borçlanıldığını buna karşılık olarak borçuluya ait makinelerin davacıya fatura edildiğini, birlikte iş yapmak ve borçlu şirketin piyasaya borçlu olmayan davacı 3.kişi şirket kanalıyla çalışmasını temin etmik olduğu, ancak durumun alacaklılar tarafından öğrenilmesi üzerine haciz işlemlerinin başladığını ifade etmiştir.
Davacı tarafından sunulan 31.12.2008 tarihli fatura içeriğindeki malların devri işyeri devri niteliğinden olduğu ve BK'nun 179.maddesi gereğince davacı 3.kişi devir aldığı işletmenin borçtan sorumlu olduğu gibi, yapılan işlemlerin alacaklılardan mal kaçırma amacı danışıklı olduğu sabit olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlanın kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 990.00 TL vekalet ücretinin davacı 3.kişiden alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı alacaklıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 30.4.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.