MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin kullanımında olan motosiklet ile davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın, 06.09.2009 tarihinde çarpışması sonucunda müvekkilinin yaralanarak sakat kaldığını belirterek tedavi gideri için 1.000,00 TL, geçici iş göremezlik zararı için 2.000,00 TL, sürekli iş göremezlik zararı için 10.000,00 TL ve 20.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 33.000,00 TL tazminatın davalılardan sigorta şirketinin manevi tazminattan sorumlu tutulmaksızın maddi tazminattan ise poliçe limitleri dahilinde sorumlu tutulmak suretiyle davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuştur. Davacı vekili tarafından 19.12.2011 tarihli ıslah dilekçesi verilerek, yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat istemi artırılmış ve sonuçta; 74.897,22 TL maddi tazminat istenmiştir.
Davalılar ise, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, “ davacının tedavi giderleriyle ilgili talebinin kısmen kabulüne, 200,00 TL tedavi gideri masrafının 06.09.2009 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin tedavi gideri talebinin reddine, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatına yönelik talebinin kabulüne, 2.752,92
TL geçici iş göremezlik tazminatının, 51.144,29 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklanan tazminatın haksız fiil tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılardan sigorta şirketinin poliçe limitiyle sorumlu tutulmasına, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın, haksız fiil tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar Hasan ve ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsiline...” karar verilmiştir. Karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazları yönünden; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, yukarıda adı geçen davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yönünden;dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
3-Davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacının gerçek maddi zararının, 360 gün üzerinden hesaplama yapılarak belirlenmesi gerekirken, mahkemece hükme esas alınan 11.11.2011 tarihli tazminat bilirkişi raporunda, 365 gün üzerinden hesaplama yapılarak zarar belirlenmiştir. Mahkemece, tazminat hukuku ilkelerine, hesaplama yöntem ve tekniğine aykırı şekilde 365 gün esas alınarak yapılan hesaplama ile belirlenen zarar miktarının benimsenerek karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
4-Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazına gelince; kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk trafik sigortacısı olan davalı ... 'nin, 2918 sayılı KTK.nun 99/1.maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2-b.maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup bu sürenin sonunda ödememe halinde davalı yönünden temerrüt gerçekleşmektedir. Mahkemece anılan düzenleme uyarınca, davalı ... şirketine yapılmış bir ihbar bulunup bulunmadığı araştırılarak davadan önce temerrüde düştüğünün kanıtlanması halinde temerrüt tarihinden, aksi halde dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu yön gözetilmeden ve temerrüt tarihi belirlenmeden davalı ... şirketi yönünden de olay tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda;(1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddine, (3)numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ..., ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına; (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 2.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy