MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafın yol yapım çalışması nedeniyle gerekli önlemleri almaması, trafik işaretlemelerinin yapılmaması nedeniyle meydana gelen kazada müvekkiline ait aracın hasarlandığını, davalıların olayda tamamen kusurlu olduğunu belirterek şimdilik 500 TL.nın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiş, 4.11.2011 havale tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 2.978 TL daha artırarak toplam 3.478 TL.nın tazminini istemiştir.
Davalı ... vekili, kusuru, hasarı kabul etmediğini, yolda çalışma olduğuna dair işaretlemelerin yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. vekili kusuru, hasarı kabul etmediğini, olayda davacı sürücünün kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü ile 3.478 TL tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hükmün, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, mahkemece 13.4.2012 tarihli ek karar ile temyiz talebi süresinde olmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmiş; davalı ... vekili tarafından bu ek karar temyiz edilmiştir.
1-Davalı ... vekiline yerel mahkeme hükmünün 23.01.2012 tarihinde tabliği üzerine davalı vekilinin 31.01.2012 tarihli süresinde Samsun Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla gönderdiği temyiz dilekçesi ile hükmün temyiz edildiği,
temyiz dilekçesinde mahkemenin esas ve karar nosu ile karar tarihinin belirtildiği ancak ... Sulh Hukuk Mahkemesi yerine maddi hata sonucu ... Asliye Hukuk Mahkemesi yazıldığı, ... Asliye Hukuk Mahmekemesince yapılan inceleme sonunda mahkemelerinde kayıtlı temyiz dilekçesinde bildirilen 2011/5 esas sayılı dava dosyasının taraflarının ve dava konusunun farklı olduğundan bahisle 03.02.2012 tarihli dilekçe ile temyiz dilekçesinin davalı idareye iade edildiği, bunun üzerine davalı idare vekilinin mahkeme isminin doğrusunu bildirerek 6.2.2012 tarihli dilekçe ile ... Sulh Hukuk Mahkemesine müracaat ettiği, mahkemenin 13.4.2012 tarihli ek kararı ile temyiz talebi süresinde olmadığından, temyiz isteminin reddine karar verildiği anlaşılmakla davalı idare vekilinin mahkeme ismini "... Sulh Hukuk Mahkemesi" yerine "... Asliye Hukuk Mahkemesi" şeklinde yazmasının maddi hatadan kaynaklanmış bulunması ve temyiz isteminin süresinde olması sebebiyle mahkemenin 13.4.2012 tarihli ek kararının kaldırılmasına ve davalı vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Devletin kamu hizmetlerine ilişkin görevleri dolayısıyla yaptığı idari eylemleri sırasında trafik kazalarına neden olması mümkündür. Örneğin, karayollarının hatalı olarak yapılması, trafik işaret ve levhalarının eksik ya da yanlış konulması gibi işlem ve eylemlerde devletin kusuru kazalara neden olabilmektedir. Yıkılan bir köprü yolunun trafiğe kapatılmaması, uyarıcı işaret ve levhaların konulmaması nedeniyle bir aracın köprüden nehre uçması gibi bir olayda devletin hizmet kusuru bulunmaktadır. Hizmet kusuru, hizmetin olağan işleyişi içerisinde idarenin bir ya da daha çok görevlisine düşen ve fakat salt kişisel kusur olarak tanımlanmayan yanlışlıklardır. Devletin hizmet kusuru niteliğindeki bu tür eylemleri nedeniyle sorumluluğu dolayısıyla devlete karşı idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekmektedir. Yol yapımı veya bakımı müteahhit firmaya yaptırılsa dahi Karayolları Genel Müdürlüğünün hizmet kusur vardır. Yükleniciye karşı Adli Yargıda, Karayolları idaresine karşı İdari Yargıda dava açılabilir.
Somut olayda, davacı vekili, çevre yolu inşaat alanında bölünmüş yolun ortasında bırakılan çukur nedeniyle yol güvenliği tedbirlerini almayan işaretlemeleri yapmayan idare, yüklenici firmanın olayda asli kusurlu olduğunu, müvekkiline
ait aracın gerekli önlemlerin alınmaması, işaretlemelerenin yapılmaması sebebiyle bu çukura düşüp kumlara ve boşluğun yamacına çarpması sonucu hasarlandığını belirterek hasar bedelinin davalılardan tazminini istemiştir. Bir kamu hizmeti görmekle yükümlü olan ..., karayollarının yapım ve onarım hizletleri sırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar yönünden idare aleyhine tam yargı davasının idari yargı yerinde açılması gereklidir. Esasen 2918 sayılı kanunun hukuki sorumluluğa ilişkin 85.vd. maddelerinde araç işletenin sorumluluğu düzenlenmiş olup idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan sorumluluğu bu yasa kapsamı dışında tutulmuştur. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmelidir.
Bu durumda mahkemece, davalı idare aleyhinde hizmet kusuruna dayanılarak açılan davaidari yargıda görüleceğinden mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkemenin 13.4.2012 tarihli ek kararının kaldırılmasına, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bu davalı yönünden BOZULMASINA, bozma sebebi ve şekline göre davalı idare vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 27.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy