MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacının işleteni olduğu, davalıya kasko sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında hasarlandığını belirterek, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 14.220,00.-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, sigortalı aracı sürücü belgesiz ve alkollü olan ... ’ın kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile 14.220,00.-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında, gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyiniyet esasına dayalı sözleşme türlerindendir.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre, gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, TTK 1282. maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasa'nın 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan "teminat dışında kalan zararlardan" olması gerekmektedir.
Keza, Kasko Sigortası Genel Şartları B.1.5. maddesine göre, sigortalı, sigortacının isteği üzerine rizikonun gerçekleşmesi nedenlerini ayrıntılı şekilde belirlemeye, zarar miktarı ile delilleri saptamaya ve rücu hakkının kullanılmasına yararlı bilgi ve belgelerin gecikmeksizin sigortacıya vermekle yükümlüdür.
Görüldüğü gibi, ihbar yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmemesinin müeyyidesi genel şartlarda düzenlenmediği gibi, bu husus rizikonun teminat dışında kaldığı haller arasında da sayılmamıştır. Bu halde, konunun TTK'nin 1290 ve 1292/son madde hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Buna göre, sigorta ettiren kimse kasten ihbarda bulunmamış ise, sigorta haklarını zayi edeceği, kusurunun bulunması halinde ağırlığına göre sigortacının ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde, sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki, teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği sigortacı tarafından somut delillerle kanıtlanılırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında, kaza tespit tutanağına göre kazanın 16.02.2010 tarihinde saat 02:30'da tek taraflı trafik kazası şeklinde meydana geldiği ve sürücüsünün tespit edilemediği belirtilmiş;zabıt mümzisi ... mahkemede verdiği ifadesinde, kaza tespit tutanağının içeriğini doğrulayarak kaza mahallinde 2 erkek bir bayanın bulunduğunu, erkeklerin her ikisinin de ayakta duramayacak kadar alkollü oldukları, her üç şahsın da sürücü olduklarını kabul etmediklerini beyan etmiş, yine tutanak mümzisi ... beyanında tutanağın içeriğini doğrulayarak kaza mahallinde 4-5 kişi olduğunu, tamamının alkollü olduğunu, sürücü olarak bayanı gösterdiklerini, bayandan aracı kullanmasını istediklerinde bayanın aracı çalıştıramadığını ifade etmiştir. Davacı taraf ise aracı kullananın ... olduğunu iddia etmiş, tanık olarak dinlenilen ... aracı kendisinin kullandığını beyan etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık trafik kaza sonrası araç sürücüsünün değiştirilip değiştirilmediği, araç sürücünün ... mı yoksa başka bir kişi mi olduğu noktasında toplanmaktadır.
Kaza tespit tutanakları aksi ispat edilene kadar geçerli resmi belge niteliğindedir. Her iki zabıt mümzisinin, sürücünün kim olduğunun belirtilmediği, erkek şahısların tamamının alkollü olduğu ve sürücü olarak gösterilen bayanın ise aracı çalıştıramadığını beyan etmesine karşın davacı yanın aracın sürücüsünün ... olduğu yönündeki sigorta şirketine yapmış olduğu ihbarın doğru olmadığı anlaşılmakta olup, bu durumda doğru ihbar yükümlülüğüne yerine getirmeyen davacı yanın kazanın teminat kapsamında olduğu yönündeki ispat külfetini üzerine aldığının kabulü gerekmektedir.
O halde mahkemece yapılacak iş; kaza mahallinde bulunan ve sürücü olmadığı anlaşılan bayan dışındaki kişilerin alkollü olduğu kaza tesbit tutanak mümzileri beyanlarından anlaşılmıştır. Bu durumda, sürücünün aldığı alkolün kazaya doğrudan doğruya münhasıran etkisi olup olmadığı, nöroloji uzmanı ve trafik konusunda uzman kişilerden oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın reddine aksi halinde kabulüne karar verilmesi gerekeceği ilkesi dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'ye geri verilmesine 13.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy