MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Ankara 17. İcra Müdürlüğü’nün 2011/13408 takip sayılı dosyasından 1.10.2011 tarihinde haczedilen mahcuzların müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını, %15 tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlunun tebligat adresinde yapıldığını, borçlu ile davacı 3.kişi kardeşi arasındaki işlemlerin muvazaalı olduğunu belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın tahsilini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre;hernekadar ödeme emri tebligatı haciz adresine çıkarılmış ise de tebligatın TK'nun 21.maddesine göre gerçekleştiği, borçlunun haciz adresinde bulunmayışı, haciz adresinin dava dışı ...'den devralınışı, itibar edilen tanık anlatımları karşısında davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir.
2012/9378
2013/12340
Dava konusu 1.10.2011 tarihli haciz, borçlunun takip konusu senetlerde bildirdiği, ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçluya ait kartvizit adresinde yapıldığından İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup karine aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekir.Davacı 3.kişinin delil olarak sunduğu vergi levhasından takip konusu borçtan sonra 8.6.2011 tarihinde işe başladığı anlaşılmaktadır. Gerek haciz tutanağının ikinci sayfası gerek dava dilekçesindeki beyanlardan haciz adresinin davacının abisi ...'ya ait iken ...'ye, ... tarafından da davacıya devredildiği iddia edilmekte olup bu konuda faturalar sunulmuştur. ... tarafından ... adına kesilen 8.4.2010 tarihli muhtelif ayakkabıları içeren faturada Bünyamin'in kuruyemişçi olup adresinin haciz adresi olmadığı, ... tarafından davacı adına kesilen 8.6.2011 tarihli faturada mahcuzlara ait ayırtedici özellik bulunmadığı gibi sayı olarak da mahcuzlarla uyumlu olmadığı, 0.6.2011 ve 23.9.2011 tarihli faturaların terlik faturası olup mahcuzlarla örtüşmediği, 3.6.2012 tarihli faturanın da davacının işyerini 1.11.2011 tarihinde dava dışı şahsa devrettikten sonra davacı adına düzenlenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tanıklarından ... 8.2.2012 tarihli ifadesinde haciz adresinde davacıdan önce borçlunun faaliyette bulunduğunu beyan etmiş, davacı tanığı ... ise 8.2.2012 tarihli ifadesinde haciz adresinin 2 yıldır davacı tarafından belirtildiğini beyan etmiş ise de tanığın ifadesinin alındığı tarih itibarıyla davacının işyerini 8 ay önce açtığı anlaşılmaktadır. Davalı tanığı ... tarafından haciz adresinin davalı alacaklı tarafından davacının abisi borçlu Ersin'e devredildiği ifade edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve mevcut delillerden davacı 3.kişinin İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin aksini kanıtlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
2012/9378
2013/12340
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 17.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy