MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının zorunlu taşımacılık sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek 10.000,00 TL sürekli işgücü kaybı tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne 8.100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanmaya bağlı maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı hakkında düzenlenen sağlık kurulu raporuna göre, meydana gelen kaza sonrasında 9 ay süre ile işgöremeyeceği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, davacının geçici işgücü kaybı tazminatının belirlenmesinde esas alınacak gelirinin belirlenmesi noktasındadır. Davacı hakkında yapılan araştırma sonucunda ve davacının delil olarak sunduğu minibüsçüler derneği tarafından bildirilen yazı içeriğinden, davacının minibüs şoförü olarak çalıştığı belirlenmiştir. Ne var ki, geliri konusunda sunulan tek kanıt, davacının talebi ile dernek tarafından düzenlenen yazı olup tek başına gelirin belirlenmesi konusunda yeterli delil kabul edilemez. O halde mahkemece, kaza tarihi itibarıyla davacının çalıştığı minibüs
hattında ücret karşılığı çalışan şoförlerin elde ettiği gelir meslek odasından sorulmak suretiyle belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Ayrıca, davalı yararına hükmedilmesi gereken vekalet ücreti Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12/2.maddesi uyarınca 400,00 TL olması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3,15 TL kalan harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 23.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.