MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı ve davalılar Hür Sigorta AŞ, ..., ... vekilince istenilmiş davalı ... AŞ vekilince duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 14.5.2013 Salı günü davacı ve davalılar ... ve ... Turz. İşlt. ve Elekt. Tic. Ltd. Şti ile ... tarafından gelen olmadı. Davalı ... AŞ vekili Av. ... ve ... vekili Av. ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunanlar vekilleri dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı taraflara ait araç sürücülerinin kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacının yaralandığını açıklayıp, 38.341,45 iş göremezlik ve 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketleri sadece maddi tazminattan ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olarak) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kabulü ile, 38.341,45 TL iş göremezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (5.000 TL için sigorta şirketleri yönünden dava tarihinden, diğer
davalılar yönünden kaza tarihinden, bakiye miktar içinde tüm davalılar yönünden ıslah tarihinden yasal faiz işletilmesine), 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketleri dışındaki diğer davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı ... şirketleri vekilleri, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davacı vekili ile davalı ... ve sigorta şirketleri vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan 11.1.2012 tarihli bilirkişi raporunda davacının geliri Antakya Ticaret ve Sanayi Odasının cevabına göre aylık 2.000 TL olarak kabul edilmiştir. Ancak kaza 14.8.2009 tarihinde meydana gelmiş olduğuna göre cevabi yazıda olduğu gibi 2011 yılı aylık geliri değil, kaza tarihindeki aylık gelirin sorulup buna göre hesaplama yapılmaması hatalı olmuştur.
3-Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte ZMSS'nı yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Zira, sigortacının tazminat giderim yükümlülüğünü düzenleyen KTK.nun 99/1 nci maddesi hükmü uyarınca sigortacı maddede belirtilen belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüde düşer. Davadan önce böyle bir başvurunun bulunmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşmüş
sayılır. Dava konusu olayda davadan önce sigorta şirketlerine başvuru yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece davalı ... şirketlerinin ıslah edilen bölüm bakımından da dava tarihinde, diğer davalıların ise kaza tarihinde temerrüde düştükleri kabul edilerek, ıslah edilen miktar bakımından bu doğrultuda faize hükmedilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı ... ve davalı ... şirketleri vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddin, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ve davalı ... şirketleri vekillerinin, 3 numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 990.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ... AŞ ve ...'ne verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı, davalı ... ve davalı ... şirketlerine geri verilmesine, 14.5.2013 günü oybirliği ile karar verildi.