MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davalılar vekilince istenmiş, davalı Ergo Sigorta A.Ş vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 14.5.2013 Salı günü davacılar vekili Avukat ... ve davalı ... vekili Avukat ... geldi. Davalı Ergo Sigorta A.Ş tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacılar ve davalı ... vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkilinin kullandığı araçla davalıların sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpışması sonucu müvekkilinin yaralanarak daimi maluliyete uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000 TL maddi tazminatın davalılardan, 10.000 TL manevi tazminatın davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 12.10.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini toplam 36.368,72 TL'ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde, davacının iddia ettiği şekilde iş gücü kaybının olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; maddi tazminat davasının kabulü ile 36.368,72 TL maddi tazminatın tamamının davalı ...'den, 29.451,56 TL'lik kısmının ise Ergo Sigorta A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine-davalı ...'in olay, davalı ... şirketinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen sorumluluğuna-manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 8.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile tedavi giderleri isteminden ibarettir.
Yargılama sırasında vefat eden davacı ...'nın demirci ustası olarak kendi işyerinde çalıştığı hususu tüm dosya kapsamına göre sabit olup, bu konuda taraflar arasında bir ihtilaf da bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, bilirkişi tarafından davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararının hesabında, süreklilik arzeden demircilik/kaynakçılık içinden kazandığı net gelirinin hesaplamaya baz alınması gerekirken, davacı tarafça ispat
edilemeyen yan gelirlerden dolayı davacının ayda bir asgari ücret kadar daha kazanacağı varsayılarak hesap yapılması isabetli değildir.
3-Davalı ... davalı tarafa ait aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “sigortanın kapsamı” başlıklı A.1.maddesi uyarınca, Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Yaralanma nedeni ile çalışılmayan dönem için hesaplanan geçici iş göremezlik zararı da ZMSS teminatı kapsamında olmasına rağmen hükmedilen geçici iş göremezlik tazminatından davalı ... şirketinin sorumlu tutulmaması doğru olmamıştır.
4-Davacı ..., yargılama devam ederken çatı onarımı işi yapmakta iken, yüksekten düşme sonucu vefat etmiş, davaya mirasçıları tarafından devam edilmiştir. Davacının ölümü ile kaza arasında bir illiyet bağı bulunmamaktadır.
Maluliyet nedeniyle açılan tazminat davalarında yaptırılan aktüer hesaplarında, davacıların yaşayabileceği muhtemel yaşam süresi PMF yaşam tablosu yardımıyla tespit edilmekte ve bu süre zarfında oluşacak zarara mahkemelerce hükmedilmektedir. Elbette ki bu, farazi bir hesaplamadır ve davacının belirlenen bakiye yıl kadar daha yaşayacağı varsayımına dayanmaktadır. Oysa ki somut olayda; davacı ... kazayla illiyet bağı olmayacak şekilde 11.10.2010 tarihinde vefat etmiş, bilirkişi tarafındansa 2043 yılına kadar hesaplama yapılmıştır. Ölüm olayı vuku bulmuş olmasına göre, mahkemece bilirkişiden müteveffa davacının ölüm tarihine kadarki zararının tespiti yönünde ek rapor aldırılarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde fazla hesaplama yapan aktüer raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
5-Yargılama sırasında yürürlüğe giren ve 2918 sayılı yasanın 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere
bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı",
Yasanın geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1.maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir.. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur.
Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre, 2918 sayılı Yasanın 98.maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk "Sosyal Güvenlik Kurumu'na" geçtiğinden eldeki davada yasal hasmın "Sosyal Güvenlik Kurumu" olması gerekir.
Bu durumda mahkemece, "Sosyal Güvenlik Kurumu"nun davaya dahil edilmesi, tarafların delillerinin toplanması, davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98.maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenmesi için uzman doktor bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime
açık rapor alınması, 2918 Sayılı Yasanın 98 maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun, yasa kapsamı dışında kalan giderlerden ise davalı ... şirketinin sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin, (4) ve (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 990.00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'e verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı Ergo Sigorta A.Ş yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar ... ve Ergo Sigorta A.Ş'ye geri verilmesine 14.5.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.