MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : 1-..., 2-...
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda davanın konusuz kalması nedeniyle davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmaz ile iki adet motosikletin davalı ...'a satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... davanın reddini istemiştir.
... vekili satışın gerçek bir satış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Takibe konu borcun yapılandırılması nedeniyle borcun ortadan kalktığı davacı vekili tarafından beyan edilmekle mahkemece, konusuz kalması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından yargılama giderleri ile vekalet ücreti bakımından temyiz edilmiştir.
1-)Mahkemece vergi borcunun yapılandırılması ve davacı vekilinin beyanına göre davanın konusuz kalma nedeniyle reddi ile davacı tarafın yargılama giderleri ve vekalet ücretine mahkum edilmesine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme yeterli bulunmamaktadır. Davanın konusuz kalması halinde karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip, tarafların davadaki haklılık durumlarının tartışılarak, dava açılmasına hangi tarafın neden olduğu tespit edilip, elde edilecek neticeye göre yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusunda bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
../...
-2-
2012/9790
2012/11316
Kabule göre de, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde 16/6/2009 tarihinde ve 5904 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için, avukatlık ücreti tutarının maktu olarak belirlenmesi gerektiğinin belirtilmiş olması nazara alınmadan, davalı ... yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi, isabetli değildir.
2-)Maliye Hazinesi tarafından yapılan takip sonucu borçlu ile 6111 sayılı Kanun gereğince yapılandırma sözleşmesi dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır. Ancak adı geçen Kanun uygulamasında, yapılandırmanın, davacı tarafça açılmış tasarrufun iptali davalarını durduracağı ya da ertelemesini sağlayacağı yolunda bir hüküm bulunmamaktadır. Buna ilaveten 6111 sayılı Kanun’a dayalı olarak 14/03/2011 tarihinde çıkarılan 2011/1 nolu iç genelgede de 6111 sayılı Kanuna göre borçlarını ödemek üzere başvuruda bulunan mükelleflerin borçlarının, Kanun ile ödeme planına bağlandığından, haklarında bu borçlar nedeniyle cebren tahsil işlemleri yapılmayacağı, Kanunun yayımlandığı 25/2/2011 tarihinden önce uygulanmış hacizler ve bu hacizlere dayanılarak başlatılan satış işlemlerinin durdurulacağı, diğer taraftan borçları anılan Kanun gereğince taksitlendirilen mükelleflerin, Kanun hükümlerini ihlal etmeleri halinde ise, durdurulan cebren tahsil işlemlerinin yeniden başlatılacağı belirtilmiştir. Özetle, 6111 sayılı Kanun uygulaması gereği olarak borcun yeniden yapılandırılması işleminin, açılmış davaları durdurmayacağı ancak İdare’nin takdiri ile icra işlemlerinin yapılandırma sözleşmesi ihlal edilmediği sürece ertelenebileceği açık ise de, temyiz nedenleri ile davacı vekilinin 15.09.2011 tarihli celsedeki beyan ve talebi nazara alındığında, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.