MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 11. Ticaret ve İzmir Asliye 13. Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, davalı banka tarafından davacıya karşı yapılan takip dayanağı bono nedeni ile davacının davalıya borcu olmadığının belirlenmesine istemine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Müstakil ticaret mahkemesi bulunan yerlerdeki Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki (görev değil) işbölümüne ilişkindir (6762 sayılı TTK md. 5). İş bölümü itirazı yalnız ilk itiraz olarak ileri sürülebilir. (T.T.K. 5. md., HUMK. 187), İlk itiraz olarak ileri sürülmeyen işbölümü itirazının mahkemece kabul edilmemesi gerekir. İşbölümü itirazının uygun bulunması halinde mahkemece dava dosyasının ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilir. Gönderme kararı nihai bir karardır. Mahkeme bu karar ile davadan elini çeker. Gönderme kararı ile dava sona ermeyeceğinden temyizi kabil kararlardan değildir. Gönderme kararı usulüne uygun şekilde verilmesi halinde (ilk itiraz olarak ileri sürülmesi ve mahkemece uygun görülmesi) gönderilen mahkemeyi bağlar ve gönderilen mahkeme bu davaya bakmak zorundadır. Ancak, gönderilen mahkemenin davaya bakma zorunluluğu iş bölümü itirazının ilk mahkemede süresinde yapılması hali ile sınırlıdır.
6762 sayılı TTK’nın 5. maddesinin, ikinci fıkrada yazılı hallerde, münhasıran iki tarafın arzularına tabi olmayan işler hariç olmak üzere, bir davanın ticari veya hukuki mahiyet itibariyle mahkemenin iş sahasına girip girmediği
../...
-2-
2012/9953
2012/11687
Yalnız iptidai itiraz şeklinde taraflarca dermeyan olabileceği hüküm altına alınmıştır. Münhasıran iki tarafın arzusuna tabi olmayan işlerle ilgili davalara mutlaka kanunda gösterilen mahkemelerde bakılır ve bu davalara ilişkin işbölümü itirazı ilk itiraz değildir. Bu davalar, tarafların sulh olamayacakları ve üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri davalardır. İflas davaları ticaret mahkemesi bakımından, münhasıran iki tarafın arzusuna tabi olmayan davalardandır. Bu davalara ilişkin işbölümü itirazının ilk itiraz olarak ileri sürülmesi şart değildir. Taraflar yargılama bitinceye kadar işbölümü itirazında bulunabilirler. Mahkemede davanın her bölümünde kendiliğinden davanın işbölümüne girmediğine ve dava dosyasının işbölümüne sahip mahkemeye gönderilmesine karar verir (Baki Kuru/HUMK s. 715). Buna göre mahkemece sadece münhasıran iki tarafın arzularına tabi olmayan işlerde yani tarafların sulh olamayacakları ve üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri davalarda işbölümü itirazının ilk itiraz olarak ileri sürülmesi şart değildir. Bu davalar dışındaki ikinci fıkrada yazılı hallerde bir davanın ticari veya hukuki mahiyet itibariyle mahkemenin iş sahasına girip girmediği yalnız iptidai itiraz olarak ileri sürülebilir.
Somut olayda; davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı tarafından 6100 sayılı HMK gereğince 2 haftalık cevap süresi içerisinde cevap dilekçesinde iş bölümü ilk itirazında bulunmuş ve İzmir Asliye 13. Asliye Hukuk Mahkemesince iş bölümü itirazının kabulü ile gönderme kararı verilmiştir. Dosya kapsamından gönderme kararının davacıya tebliğ edildiği ve davacının kararın kesinleştirilmesi konulu dilekçe ibraz ettiği, İzmir Asliye 13. Asliye Hukuk Mahkemesince bu dilekçenin dava dosyasının işbölümüne uygun mahkemeye gönderilmesi istemine ilişkin olduğu değerlendirilerek İzmir Asliye 11. Ticaret Mahkemesine gönderildiği, sözkonusu mahkeme ise talebin kesinleşme istemine ilişkin olduğu ve dosyanın işbölümüne uygun mahkemeye gönderilmesi istemini içermediği gerekçesi ile dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine iadesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
HUMK’.nun 25. maddesinde, Yetkili mahkemenin bir davaya bakmasına fiili veya hukuki bir engel çıktığı veya iki mahkemenin yargısal sınırları kapsamının belirlenmesinde tereddüt edildiği takdirde, yetkili mahkemenin tayini için Yargıtay’a başvururlar. İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar temyiz edilmeksizin kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme Yargıtay’ca belirlenir hükmüne yer verilmiştir.
../...
-3-
2012/9953
2012/11687
Somut olayda, yukarıda anlatımı yapıldığı gibi karşılıklı olarak her iki mahkeme tarafından görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmemiştir. Yargı yeri belirtilmesi yukarıda da anıldığı gibi mahkemenin davaya bakmasına hukuki veya fiili bir engel çıkması, iki mahkemenin yargısal sınırlarının kapsamının belirlenmesinde tereddüt edilmesi ve karşılıklı olarak görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmesi halinde olanaklıdır.
Menfi Tespit istemine yönelik davada karşılıklı görevsizlik ve yetkisizlik kararı bulunmadığından yargı yeri belirleme olanağı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle dava dosyasının bu aşamada yargı yeri belirlenmesi koşulları bulunmadığından dosyanın İzmir Asliye 13. Hukuk Mahkemesine iadesi için mahalline GÖNDERİLMESİNE, 31.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy